Bingöl'ün soğuk dağlarından Almanya'nın gri sokaklarına uzanan bir hayat hikayesi, Halil Babür'ün yazıp yönettiği 'Fırtınada Gençliğim' filmiyle beyazperdeye taşınıyor. Film, göçün acıları ve yeniden doğuş mücadelesini tüm çıplaklığıyla izleyiciye sunuyor.
BİR GÖÇ HİKAYESİNİN İÇİNDEN
Halil Babür, hem kameranın önünde hem de arkasında kendi hayatının en fırtınalı dönemlerini yeniden yaşadı. Türkiye'de başlayan zorlu çocukluk yılları, yarım kalan hayaller ve göç yollarında yeşeren umutlar, filmin her sahnesinde hissediliyor. Babür, "Bu film sadece benim değil, herkesin hikayesi" diyerek binlerce insanın ortak mücadelesine ışık tutuyor.
YENİDEN DOĞUŞUN CESARETİ
Film, bir kaçış hikayesinden çok yeniden doğuşun cesaretini anlatıyor. Soğuk sokaklarda, dilini bilmediği bir ülkede yeniden ayağa kalkmaya çalışan bir adamın mücadelesi, özlemin ve kaybolmuş yılların izleriyle birlikte işleniyor. Babür'ün "Her insanın içinde bir fırtına var. Kimi o fırtınada savrulur, kimi o fırtınadan kendine bir yol açar" sözleri filmin ruhunu özetliyor.
ULUSLARARASI YOLCULUK BAŞLIYOR
Filmin dünya prömiyeri Hamburg'da gerçekleşecek. Şivan Perwer ve Fatih Akın'ın da katılacağı gala, 'Fırtınada Gençliğim'in uluslararası yolculuğunun ilk büyük adımı olacak. Final sahnesinde Ahmet Kaya'nın Paris'teki mezarı başında duran Babür, bir kuşağın yarım kalmış hayallerine ve fırtınalardan doğan umuda selam gönderiyor.



