Yaz aylarında sıkça gündeme gelen özel plajlarla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu'ndan kritik bir karar çıktı. 26 Şubat 2025 tarihinde alınan karara göre, halka açık kıyı alanlarına girmek isteyen vatandaşların plaj işletmesi çalışanları tarafından tehdit edilerek engellenmesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçu olarak değerlendirilecektir.
Kıyılar, herkesin hakkıdır
Kararda, kıyıların herkesin eşit ve serbest bir şekilde yararlanabileceği kamuya açık alanlar olduğu vurgulandı. Vatandaşların denize ulaşma, sahilde oturma veya kendi havlu ve eşyalarını kıyıya bırakma haklarının, işletmeler tarafından keyfi olarak engellenemeyeceği ifade edildi. Yargıtay, plaj işletmelerinin yalnızca sundukları şezlong ve şemsiye gibi hizmetler için ücret talep edebileceğini belirtti.
Hukuki çerçeve netleşti
Kararda ayrıca, şezlong kiralamayan ya da işletmeden hizmet almayan vatandaşların sahilden uzaklaştırılması, tehdit edilmesi veya denize erişimlerinin engellenmesi durumunda, Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesi gereğince işlem yapılabileceği kaydedildi. Bu suçun temel halinde 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülürken, cebir, tehdit veya hile kullanılması durumunda cezanın 2 yıldan 7 yıla kadar çıkabileceği belirtildi. Yargıtay'ın bu kararı, yaz sezonunda özel plaj işletmeleri ile vatandaşlar arasında yaşanan erişim tartışmaları açısından önemli bir emsal teşkil ediyor.




