Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yoğrulan hamurlar, toprak tandırlarda pişirilerek sofralara doğal ve lezzetli ekmek olarak ulaşıyor.

Yaz aylarında hayvancılıkla uğraşmak için yaylalara çıkan aileler, günlük ekmek ihtiyaçlarını da geleneksel yöntemlerle karşılıyor. Gün doğmadan hazırlanan hamurlar mayalandıktan sonra usta eller tarafından açılarak kızgın toprak tandırın duvarına yapıştırılıyor.

Kısa sürede pişen tandır ekmekleri, hem yayla sakinlerinin sofralarını süslüyor hem de bölgenin köklü kültürünü yaşatıyor.

Nesilden nesile aktarılan tandır ekmeği geleneği, yayla yaşamının vazgeçilmez bir parçası olmayı sürdürürken, kadınların emek ve dayanışmasını da gözler önüne seriyor. Doğal ortamda hazırlanan tandır ekmekleri, kendine has lezzeti ve uzun süre bayatlamamasıyla da dikkat çekiyor.

"Bu gelenek annelerimizden bize kaldı"
Yaylada tandır ekmeği yapan Tevrat Gülen, bu kültürü yaşatmaya devam ettiklerini belirterek şunları söyledi:
"Sabah erkenden kalkıp hamurumuzu yoğuruyoruz. Mayalandıktan sonra tandırımızı yakıp ekmeklerimizi pişiriyoruz. Bu gelenek annelerimizden, ninelerimizden bize kaldı. Yaylada her gün taze ekmek yapıyoruz. Tandır ekmeğinin lezzeti bambaşka oluyor. Çocuklarımızın da bu geleneği öğrenmesini ve devam ettirmesini istiyoruz."


Yaylalarda sürdürülen tandır ekmeği geleneği, hem bölgenin kültürel mirasını yaşatıyor hem de doğal yaşamın vazgeçilmez değerlerinden biri olarak varlığını koruyor.





