• Ziraat Bankası Reklam
EKONOMİ
Yayınlanma : 05 Mayıs 2026 16:43
Düzenleme : 05 Mayıs 2026 16:43

Hastaların ilaca erişimi neden gecikiyor? Çok katmanlı 'bürokratik labirent' mercek altında

Hastaların ilaca erişimi neden gecikiyor? Çok katmanlı 'bürokratik labirent' mercek altında
İlaçlara erişimdeki gecikmelerin çok katmanlı bir süreç olduğu, regülasyonlardan bütçeye kadar pek çok faktörün etkili olduğu belirtildi. Türkiye'nin bu alanda güçlü bir altyapıya sahip olduğu vurgulandı.

İlaç sektöründe hastaların yeni tedavilere ulaşma süresi, sadece bürokratik engellerle değil, aynı zamanda sağlık sistemlerinin bütçe yapısı, geri ödeme mekanizmaları ve operasyonel koordinasyon gibi karmaşık ve birbiriyle bağlantılı birçok faktörle belirleniyor. Inpharmus CEO'su İsmet İnce, bu çok katmanlı sürecin bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

morgan yeni köy

TEDAVİYE ERİŞİMDEKİ GECİKMENİN KÖK NEDENLERİ

İnce'ye göre, tedaviye erişimde yaşanan gecikmeler tek bir nedene indirgenemez. Özellikle nadir hastalıklar alanında teşhis konulamayan hasta sayısının yüksekliği de bu sorunun önemli bir parçası. İlaç sektöründe 'hız' kavramı, genellikle operasyonel bir gösterge olarak algılansa da, kritik tedavi alanlarında çok daha derin bir anlam taşıyor. Bu hız, organizasyonel bir zihniyetle başlar; hasta ihtiyacının önceliklendirilmesi, tüm süreçlerin bu doğrultuda şekillenmesini sağlar. Operasyonel süreçlerde ise medikal taleplere dönüş süresi, lojistik akış ve regülasyon izinleri gibi alanlarda performans ölçülüyor. Gelişmekte olan pazarlar, homojen bir yapı sergilemiyor. Her ülke, kendine özgü regülasyon ve sağlık sistemi dinamiklerine sahip. İnovatif tedaviler, sınırlı hasta gruplarına hitap etmesi nedeniyle yüksek maliyetli oluyor, bu da geri ödeme süreçlerini daha kritik hale getiriyor. Mali kısıtların belirgin olduğu pazarlarda erişim süreçleri uzayabiliyor. Küresel ölçekte artan fiyat baskısı da bu denkleme yeni bir dinamik katıyor.

ALTUN REKLAM

TÜRKİYE'NİN SAĞLIK EKOSİSTEMİNDEKİ YERİ

İnce, global şirketlerin pazara giriş stratejilerinden ülkelerin sağlık bütçelerine kadar birçok değişkenin tedaviye erişim süresini etkilediğini belirterek, Türkiye'nin bu konuda güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ifade etti. Türkiye'nin ilaçlara erişim açısından birçok gelişmiş ülkeyle benzer seviyede, hatta bazı alanlarda daha ileri bir konumda bulunduğunu ve klinik araştırmalara katılım konusunda da önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. Bu kapasite, ilaç geliştirme ve erişim süreçlerinde önemli bir avantaj sunuyor. AR-GE yatırımlarının artırılmasıyla Türkiye'nin, önümüzdeki dönemde ilaç sanayisinde daha güçlü bir konuma ulaşabileceği öngörülüyor. Rekabetin artık sadece bilimsel inovasyonla sınırlı kalmadığına dikkat çeken İnce, geliştirilen tedavilerin hastaya ulaştırılmasını sağlayan sistemlerin de giderek daha kritik hale geldiğini vurguladı. Sektörde işbirliklerinin artması ve inovasyonun daha parçalı bir yapıya evrilmesiyle birlikte, regülasyon yönetimi ve operasyonel yetkinliklerin önemi artıyor. Geleceğin en belirleyici dönüşümünün yapay zeka ile yaşanacağını belirten İnce, bu teknolojinin ilaç geliştirme süreçlerinde verimliliği artırarak hem süreyi kısaltacağını hem de maliyetleri düşüreceğini, bunun da tedavilere erişimi olumlu etkileyeceğini sözlerine ekledi.

AA
AA