• Ziraat Bankası Reklam
GÜNDEM
Yayınlanma : 19 Ocak 2026 11:48
Düzenleme : 19 Ocak 2026 11:48

İBB'de çürüme alarmı: Kamu kaynakları sefahat ve rezalete mi aktı?

İBB'de çürüme alarmı: Kamu kaynakları sefahat ve rezalete mi aktı?
Prof. Dr. Zakir Avşar, İBB'deki yolsuzluk ve yozlaşma iddialarının kamu kaynaklarının savurganca kullanıldığını gösterdiğini belirterek, bu durumun kurumsal çürüme ve etik erozyona işaret ettiğini vurguladı.

Akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki yolsuzluk ve yozlaşma iddialarını kaleme aldığı yazısında, kamu kaynaklarının savurganca kullanıldığına dikkat çekti.

morgan yeni köy

KAMU KAYNAKLARININ SORUMSUZCA KULLANIMI

Avşar, İBB'deki iddiaların her geçen gün daha vahim boyutlara ulaştığını belirterek, kamuya ait kaynakların "hovardaca ve gayriahlaki" bir şekilde kullanıldığını vurguladı. Masumiyet karinesine rağmen, mevcut itiraf ve maddi bulguların, bu durumun yozlaşmanın ötesinde bir "çürüme" olarak kabul edilmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etti. Bu tür iddialara siyasi bir çerçeveden bakanların ise durumu kendi çıkarları için kullandığını savundu.

ETİK EROZYON VE YAPISAL ZAAFLAR

Modern devletlerde kamu kaynağının sadece mali bir varlık değil, toplumsal refahın teminatı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Avşar, kamusal kaynakların özel hayat gerekçesiyle kişisel tüketime veya gayriahlaki zevklere yönlendirilmesinin, bireysel bir etik sorunu olmanın ötesinde, kamu düzeni ve kurumsal güvenilirlik açısından yapısal bir zaafiyete işaret ettiğini belirtti. Zimmet, görevi kötüye kullanma, rüşvet gibi suçları gündeme getiren bu tür iddiaların, kurumsal etik erozyonunun göstergeleri olduğunu ve kurumsal kültürün tamamını risk altına soktuğunu dile getirdi.

ALTUN REKLAM

TOPLUMSAL SAĞLIK VE KURUMSAL REFORM İHTİYACI

Avşar, bu tür skandal ötesi rezaletlerin, kamu güvenini ciddi şekilde aşındırdığını ve genç nesillerin "dürüst yollardan yükselme" inancını zayıflattığını vurguladı. Bağımlılık yaratan maddeler, kumar gibi pratiklerin normalleşmesinin toplumsal sağlık üzerinde kalıcı hasarlar bırakabileceğini belirten yazar, meselenin sadece adli bir soruşturma konusu olmadığını, kapsamlı bir sosyal politika ve kurumsal reform ihtiyacı olduğunu savundu. Şeffaflık, bağımsız denetim, etik altyapı, güvenli ihbar mekanizmaları ve dijital çözümler gibi çok katmanlı bir yaklaşımın gerekliliğine işaret etti. Son olarak, Anamuhalefet Partisi'nden sağduyu ile yaklaşmasını ve bu konuyu bir "varlık problemi" olarak görmesini beklediğini ekledi.

BHA