Türkiye’de yaklaşık 5 milyon gencin “evde, işsiz güçsüz ve sorumluluk almadan yaşadığı” yönündeki söylemlerin gerçeği tam olarak yansıtmadığını ifade eden Aytemiş, gençlerin tek bir ifadeyle damgalanmasının toplumsal sorunun üzerini örttüğünü söyledi.
Aytemiş, söz konusu gençlerin tamamının çalışmayı reddeden veya sorumluluk almaktan kaçan kişiler olmadığını belirterek, “Aralarında iş aradığı hâlde bulamayanlar, sınavlara hazırlananlar, güvencesiz ve kayıt dışı çalışanlar, ailesine veya hastasına bakmak zorunda kalanlar, ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle eğitimini yarıda bırakanlar ve geleceğe dair umudunu kaybedenler bulunmaktadır.” dedi.
“Gençler tembel değil, işsiz bırakılmıştır”
Gençlerin yaşadığı sorunların bireysel tercihler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Aytemiş, ekonomik şartların gençlerin hayat kurmasını zorlaştırdığını ifade etti.
Aytemiş, “Gençler tembel değildir; işsiz bırakılmıştır. Gençler sorumsuz değildir; sorumluluk alabilecekleri ekonomik ve toplumsal imkânlardan mahrum bırakılmıştır.” ifadelerini kullandı.
Yüksek kiralar, düşük ücretler ve gelecek kaygısının gençlerin evlilik ve yuva kurma kararlarını da etkilediğini belirten Aytemiş, bir gencin kendi hayatını kurabilmesi için yalnızca iş değil, aynı zamanda düzenli gelir ve ulaşılabilir konut imkânına ihtiyaç olduğunu söyledi.
“Asıl sorulması gereken gençler neden işsiz?”
Aytemiş açıklamasında, tartışmanın gençleri suçlamak yerine sorunun nedenlerine odaklanması gerektiğini belirterek şu soruları gündeme taşıdı:
“Milyonlarca gencimiz neden eğitimden ve istihdamdan uzak kaldı? Neden diploması olan genç iş bulamıyor? Neden çalışan genç aldığı ücretle geçinemiyor? Neden evlenmek ve yuva kurmak artık ulaşılması zor bir hayale dönüştü?”
Gençleri “ev genci”, “işsiz güçsüz” veya “sorumluluk almıyor” şeklinde tanımlamanın, ekonomik ve toplumsal sorunların gençlerin üzerine yıkılması anlamına geldiğini savunan Aytemiş, gençlerin yardım değil, haklarını istediğini dile getirdi.
“Gençler bu ülkenin en büyük gücüdür”
İhsan Aytemiş, gençlerin taleplerinin başında nitelikli eğitim, güvenceli iş, insanca ücret, ulaşılabilir konut, liyakat, adalet ve umut geldiğini belirterek, devlet, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları ve iş dünyasının ortak sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
Aytemiş, gençlere yönelik güvenceli istihdam programlarının oluşturulması, ilk işe girişte kamu desteklerinin artırılması, genç girişimcilere finansman ve vergi kolaylığı sağlanması, üniversite eğitiminin iş hayatıyla daha uyumlu hâle getirilmesi ve gençlerin barınma sorununu çözecek sosyal konut projelerinin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Ayrıca evlenmek isteyen gençlere yönelik kalıcı konut, kira ve gelir desteklerinin geliştirilmesi, kadınların ücretsiz bakım yükünün azaltılması, kreş ve sosyal hizmetlerin yaygınlaştırılması ile mülakat, kayırmacılık ve liyakatsizlik sorunlarının ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti.
“Beş milyon genç, beş milyon sorun değildir”
Aytemiş açıklamasını güçlü bir mesajla tamamladı: “Beş milyon genç, beş milyon sorun değildir; doğru politikalarla ülkenin en büyük gücü ve geleceğidir! Gençleri yargılamayın. Onları dinleyin, anlayın ve önlerini açın. Çünkü gençliğini evine kapatan bir ülke, geleceğinin kapısını da kapatır.”
Meşe Derneği Başkanı İhsan Aytemiş, gençlere iş, güven ve umut verilmesi gerektiğini belirterek, toplumun gençleri değil, onları işsizliğe ve umutsuzluğa mahkûm eden şartları sorgulaması gerektiğini vurguladı.



