Muş Meşe Erozyonla Mücadele Doğayı Koruma ve Ağaçlandırma Derneği Başkanı İhsan Aytemiş, “Var Olana Yok Demekle Yok Olmaz” başlığıyla yayımladığı kapsamlı değerlendirmede; barış, eşitlik, toplumsal bütünleşme, demokrasi, çevre ve ortak gelecek vurgusu yaptı.
Aytemiş, Türkiye’nin geleceğinin farklılıkların inkâr edilmesinden değil, herkesin hukuk içinde kendisini özgürce ifade edebilmesinden geçtiğini belirterek, “Bir halkı, bir ırkı inkâr etmekle o halk yok olmuyor. Bir dili yasaklamakla o dil susmuyor. Bir kimliği görmezden gelmekle o kimlik tarihten silinmiyor.” mesajını verdi.
“Gerçek toplumsal bütünleşme budur”
Aytemiş açıklamasında, Türkiye’nin yakın tarihinde yaşanan acıların tekrar etmemesi gerektiğini belirterek, siyasetin görevinin yeni düşmanlıklar üretmek değil, ortak yaşam hukukunu güçlendirmek olduğunu vurguladı.
Aytemiş’e göre gerçek toplumsal bütünleşme, insanların birbirine benzemesi değil; farklı insanların ortak hukuk ve ortak gelecek etrafında özgür iradeleriyle birlikte yaşayabilmesi anlamına geliyor.
Bu çerçevede yeni dönemin temel ilkesinin; hiç kimsenin kimliğini inkâr etmek, anadilinden utanmak veya düşüncesini barışçıl yollarla ifade ettiği için dışlanmak zorunda kalmaması olduğunu belirten Aytemiş, hiçbir insanın başka bir kimliğin ya da siyasi iradenin aracı haline getirilmemesi gerektiğini kaydetti.
“Barış sadece silahların susması değildir”
Açıklamasında toplumsal barış ile çevre sorunlarını da aynı çerçevede değerlendiren Aytemiş, “Barış yalnızca silahların susması değildir. Barış aynı zamanda insanın toprakla, suyla, doğayla ve bütün canlılarla barışmasıdır.” ifadelerini kullandı.
Toprağın yalnızca ekonomik bir meta, suyun yalnızca ticari bir kaynak, ormanın yalnızca kereste ve dağların yalnızca maden rezervi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Aytemiş; doğanın insanlığın ve tüm canlıların ortak yaşam alanı olduğuna dikkat çekti.
Aytemiş, kalkınmanın yalnızca ekonomik büyüme rakamlarıyla ölçülmemesi gerektiğini belirterek; insanların sağlıklı yaşaması, çocukların temiz suya ulaşması, çiftçinin toprağını koruyabilmesi, nehirlerin temiz akması, ormanların gelecek kuşaklara bırakılması, gençlerin eğitim ve iş imkânlarına kavuşması gerektiğini ifade etti.
“Gerçek kalkınma; insanı ve doğayı koruyan kalkınmadır”
Kadınların, çocukların, yaşlıların ve engellilerin güven içerisinde yaşayabildiği bir toplumun hedeflenmesi gerektiğini vurgulayan Aytemiş, “İşte gerçek kalkınma budur.” dedi.
Toplumsal barış ile çevresel adaletin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Aytemiş, barışın sağlandığı bir ülkede yatırım, üretim, tarım, hayvancılık, turizm, bilim ve üniversitelerin de gelişeceğini ifade etti.
Gençlerin geleceklerini başka ülkelerde değil, kendi topraklarında kurmak istemelerinin hedeflenmesi gerektiğini belirten Aytemiş, devletin çatışmaya ayırdığı insan kaynağı ve ekonomik kaynakları eğitim, sağlık, bilim, teknoloji, tarım, çevre ve sosyal refaha yönlendirmesinin Türkiye açısından büyük bir fırsat oluşturacağını söyledi.
Muş’un çevre mücadelesinde de öncü isim
Meşe Derneği Başkanı İhsan Aytemiş, uzun yıllardır Muş’ta doğanın korunması, ağaçlandırma, erozyonla mücadele, tarım alanlarının korunması ve çevre bilincinin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yürütüyor. Meşe Derneği de doğa ve çevre konusunda çeşitli projeler ve kamuoyu çağrılarıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Aytemiş’in çevre konusundaki yaklaşımının yalnızca doğa korumayla sınırlı kalmadığı; insan sağlığı, tarım, su kaynakları ve gelecek kuşakların yaşam hakkını da kapsadığı görülüyor.
Muş’ta farklı toplumsal ve çevresel konularda aktif çalışmalar yürüten Aytemiş, 2026 yılında Muş Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nda da Meşe Derneği’ni temsil eden isimler arasında yer aldı.
Aytemiş’in mesajı, “var olanı yok saymak yerine farklılıklarla birlikte yaşamak, doğayı korumak ve ortak bir gelecek kurmak” çağrısı olarak öne çıktı.




