ALPARSLAN DİYARI - 1990’lı yıllardan itibaren, özellikle 2000’lerin başında yoğun göç veren Muş’un Malazgirt ilçesi sakinleri, Türkiye’nin dört bir yanına dağıldı. Bu göç rotasının en dikkat çekici duraklarından biri olan İstanbul’un Silivri ilçesi, bugün çok sayıda Malazgirtli aileye ev sahipliği yapıyor.
Alparslandiyari.com ekibi, Silivri Muşlular Derneği’nde bir araya geldiği Malazgirtli ailelerle, göçün ilk yıllarını ve Silivri’yi neden yurt edindiklerini konuştu.
"Suyu Malazgirt Gibi Berrak ve Kaliteli"
Silivri’ye ilk yerleşen aileler, bu bölgeyi seçmelerindeki en büyük etkenin iklim ve su benzerliği olduğunu ifade ediyor. Malazgirt’in meşhur su bolluğunu Silivri’nin topraklarında bulan aileler, "Buraya ilk geldiğimizde yabancılık çekmedik. Silivri’nin suyunun içimi de kalitesi de aynı Malazgirt’in suyu gibiydi. O benzerlik memleket hasretimizi bir nebze olsun dindirdi," sözleriyle duygularını dile getirdi.
Meralar ve Hayvancılık Kültürü Devam Etti
Sadece suyun değil, bölgenin coğrafi yapısının da Malazgirt’i andırdığına dikkat çeken aileler, yerleştikleri yıllarda meraların genişliği ve hayvanların otladığı alanların bolluğu sayesinde köylerindeki yaşam kültürünü Silivri’de devam ettirebildiklerini belirttiler.

Hasret ve Alışkanlık Bir Arada
İklim şartlarının da benzerlik göstermesiyle Silivri’ye kısa sürede uyum sağlayan Malazgirtliler, Silivri Muşlular Derneği çatısı altında hem geleneklerini yaşatıyor hem de memleket anılarını taze tutuyor. Aileler, Silivri’nin kendileri için sadece bir yerleşim yeri değil, Malazgirt’in anılarını taşıyan bir "ikinci yurt" olduğunu vurguluyor.




