TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Rize Temsilciliği, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yaptığı açıklamada, Türkiye'nin depreme karşı bugün dünden daha hazırlıklı olmadığını vurguladı. Açıklamada, depremlerin doğa olayı olmaktan çıkarak ihmaller zinciriyle afete dönüştüğü belirtilerek, risklerin bilinmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığına dikkat çekildi. On binlerce vatandaşın hayatını kaybettiği, 11 ilde yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı ve 200 binden fazlasının ağır hasar aldığı felaketin yıl dönümünde, kayıplar saygıyla anılırken, geride kalanlara karşı sorumluluk ve ülkenin güvenli geleceği için bu tarihin sadece bir anma günü olarak görülmemesi gerektiği ifade edildi.
YAPILAR HÂLÂ YÜKSEK RİSK ALTINDA
Türkiye'deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski taşıdığı vurgulanan açıklamada, mevcut binaların çoğunun 2000 yılı öncesinde inşa edildiği ve hasar görebilirliğinin yüksek olduğu belirtildi. Son 25 yılda çıkarılan 6 imar affı yasasıyla, mevzuata aykırı eklenti veya değişikliklerin gerekli tedbirler alınmadan yasal hale getirildiği, mühendislik hizmeti almamış kaçak yapıların yasallaştırıldığı kaydedildi. TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu'nun 2023 tarihli raporuna göre ülke genelinde 6-7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ise sadece İstanbul'da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli olduğunu ve toplamda 1,5 milyon konutun dönüşmesi gerektiğini ifade ettiği aktarıldı.
KENTSEL DÖNÜŞÜM VE TOPLANMA ALANLARI SORUNU
Yaklaşık on üç yıldır yürürlükte olan kentsel dönüşüm politikalarının, deprem riskini azaltmaktan çok, çoğu zaman arsa değeri yüksek bölgelerde parsel bazlı yenilemelere indirgendiği belirtildi. Dönüşümün sadece eski binaların yıkılıp yenilerinin yapılması olmadığı, zemin özelliklerinden nüfus yoğunluğuna, ulaşım altyapısından toplanma alanlarına kadar pek çok unsurun birlikte ele alınmasını gerektiren kamusal bir planlama meselesi olduğu vurgulandı. Deprem toplanma alanları konusunda da ciddi eksiklikler olduğu, birçok kentte bu alanların sayısının yetersiz olduğu, mevcut olanların bir kısmının ise imar değişiklikleriyle yapılaşmaya açıldığının çeşitli yerel yönetimler tarafından açıklandığı ifade edildi.
DEPREMZEDELERİN SORUNLARI DEVAM EDİYOR
6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde, üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen sorunların hâlâ devam ettiği belirtildi. Yaşamını geçici barınma alanlarında sürdürmeye devam eden vatandaşların barınma, sağlık, eğitim ve altyapı sorunlarının tam olarak çözülemediği, yeniden inşa sürecinin sadece binaların yapılmasıyla sınırlı tutulduğu, kentlerin sosyal, ekonomik ve kültürel dokusunun yeniden kurulmasının göz ardı edildiği kaydedildi. Depremin hemen ardından 319 bini 1 yıl içinde olmak üzere toplam 650 bin yeni konutun depremzedelere teslim edileceği vaat edilmesine rağmen, 3. yılın sonunda 455 bin bağımsız bölüm teslim edildiği ve bununla hedefe ulaşıldığının ilan edildiği aktarıldı. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, afetlerin kader olmadığını, bilimi, mühendisliği ve kamusal sorumluluğu esas almayan politikalarda ısrarın acı sonuçları olduğunu bir kez daha vurgulayarak, ivedi olarak yapılması gerekenleri sıraladı.





