İran, stratejik önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın yeniden trafiğe açılabilmesi için öncelikle kendi belirlediği şartların yerine getirilmesini beklediğini duyurdu. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, yaptığı açıklamalarda ABD'nin taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda boğazın açılmayacağını belirtti.
Diplomasi ve mücadele vurgusu
Galibaf, İran'ın hem müzakere hem de mücadele yolunu eş zamanlı olarak sürdürmesi gerektiğini ifade etti. Bu çerçevede, uygun zaman geldiğinde diplomatik kanallarla sahadaki kazanımların pekiştirileceğini söyledi. İranlı Meclis Başkanı, ülkesinin düşmanlarına karşı askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceğini de sözlerine ekledi.
Tahran'ın Hürmüz şartları
Tahran yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda, Hürmüz Boğazı'nın açılma koşullarını ABD ile yürütülen müzakereler ve bölgedeki savaşın sona ermesiyle ilişkilendirmişti. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 12 Eylül'de yaptığı konuşmada, ABD'nin ablukayı ve saldırıları durdurması halinde boğazın açılabileceği yönünde bir açıklama yapmıştı. İranlı yetkililer daha önceki dönemlerde de ABD'nin İran limanlarına yönelik uyguladığı ablukayı kaldırması, petrol yaptırımlarını sonlandırması, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması ve askeri tehditlerin ortadan kaldırılması gibi talepleri gündeme getirmişti.
Hürmüz'de düşük gemi trafiği
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'nden yapılan petrol ve doğal gaz sevkiyatları açısından dünyanın en hayati deniz geçiş noktalarından biri olmaya devam ediyor. Reuters'ın 18 Eylül tarihli verilerine göre, bir önceki gün boğazdan yalnızca dört ticari yük gemisi geçti. Bu sayı, son 10 günlük ortalamanın oldukça altında bir seviyede bulunuyor. Aynı dönemde bazı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) gemilerinin de boğazın dışında beklemeye başladığı rapor edildi. Boğazdaki bu düşük gemi trafiği, bölgedeki çatışmaların enerji taşımacılığı üzerindeki etkisinin sürdüğünü gözler önüne seriyor. Küresel enerji taşımacılığı için kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı, çatışmalar başlamadan önce dünya petrol ve doğal gaz sevkiyatlarının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir güzergah konumundaydı. Bölgedeki güvenlik endişeleri nedeniyle sevkiyatların azalması, uluslararası piyasalar tarafından enerji arzı ve petrol fiyatları açısından yakından takip ediliyor. Sadece Hürmüz Boğazı değil, Kızıldeniz'in güneyindeki Babu'l Mendeb Boğazı'nda yaşanan gelişmeler de enerji taşımacılığı üzerindeki baskıyı artırıyor. Reuters, Yemen'deki Husilerin bölgedeki ilerleyişi ve Suudi Arabistan'ın hava saldırıları sonrasında Babu'l Mendeb güzergahındaki ticari gemi trafiğinin de düştüğünü bildirdi. İran'ın son açıklamasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'nın geleceğinin, ABD ile sürdürülen temaslar ve bölgedeki çatışmaların seyrine bağlı olmaya devam edeceği öngörülüyor.




