• Ziraat Bankası Reklam
GÜNDEM
Yayınlanma : 14 Ocak 2026 11:10
Düzenleme : 14 Ocak 2026 11:10

İTÜ'lü akademisyenlerden çarpıcı su krizine karşı yeni nesil çözüm önerileri

İTÜ'lü akademisyenlerden çarpıcı su krizine karşı yeni nesil çözüm önerileri
İTÜ'lü akademisyenler, su krizine karşı 7 maddelik yeni bir yönetim modeli önerdi. Kentlerin plansız büyümesi ve değişen iklim koşullarının risk oluşturduğunu belirten uzmanlar, belediyelerde meteoroloji birimleri kurulması, su yılı bütçesi

İstanbul Teknik Üniversitesi'nden (İTÜ) bir grup akademisyen, ülkenin giderek derinleşen su krizine karşı 7 maddelik kapsamlı bir "yeni nesil su yönetimi" modeli geliştirdi. İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, "Asıl risk, kentlerin doğal kaynakları, altyapısı ve yaşam alanları dikkate alınmadan büyümesi." uyarısında bulundu.

morgan yeni köy

SU KRİZİNİN BOYUTU VE RİSKLERİ

Artan nüfus, tüketim alışkanlıkları ve iklim değişikliğiyle birlikte değişen yağış rejimi, Türkiye'yi ciddi bir su kıtlığıyla karşı karşıya bırakıyor. Prof. Dr. Kadıoğlu, klasik altyapı yatırımlarına dayalı su yönetimi anlayışının artık sürdürülebilir olmadığını belirterek, Türkiye'nin hızla "su fakiri ülke" konumuna yaklaştığını vurguladı. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 1000 metreküpün altına inmesi durumunda bunun uluslararası literatürde "su fakirliği" anlamına geldiğini ifade etti. İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyük kentleri "obez" olarak nitelendiren Kadıoğlu, bu kentlerdeki sorunun sadece kuraklıkla sınırlı olmadığını, plansız büyümenin su arz-talep dengesini bozduğunu söyledi. Bilimsel çalışmaların, İstanbul'un sürdürülebilir nüfus kapasitesinin mevcut nüfusun altında kaldığını, Ankara'nın ise kritik eşikte bulunduğunu gösterdiğini ekledi.

7 MADDELİK YENİ NESİL SU YÖNETİMİ MODELİ

İTÜ'lü akademisyenlerin hazırladığı modelin ilk maddesi, belediyeler bünyesinde, suyun tüm döngüsünü izleyecek meteoroloji birimleri kurulması. Bu birimler sayesinde kuraklık aylar öncesinden tespit edilerek erken uyarı sistemleri oluşturulabilecek. İkinci madde olarak "su yılı bütçesi" öneriliyor; bu bütçe, mevcut su rezervi, beklenen yağışlar ve tüketim giderlerini dikkate alacak. Üçüncü madde, önceden belirlenmiş önlemleri içeren bir "kuraklıkla mücadele planı" oluşturulmasını kapsıyor. Dördüncü madde ise nüfus ve imarın, kentin taşıma kapasitesine ve su kaynaklarına göre planlanması. Beşinci olarak, binalarda "yağmur suyu hasadı" sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi ve mevcut binalar için teşvikler sunulması öneriliyor. Altıncı maddede, "içme ve kullanma suyunun ayrılması" ile içme suyunun sadece temel ihtiyaçlar için kullanılması, tuvalet ve bahçe sulaması gibi alanlarda ise arıtılmış atık suların ve yağmur sularının kullanılması gerektiği belirtiliyor. Son madde ise "yağmur bombası" gibi bilimsel karşılığı olmayan söylemlere prim verilmemesi gerektiğini vurguluyor.

ALTUN REKLAM

GELECEĞİ TEHDİT EDEN SUSUZLUK SENARYOLARI

Prof. Dr. Kadıoğlu, bu yeni nesil su yönetimi modeli hayata geçirilmediği takdirde kentleri karanlık bir geleceğin beklediği konusunda uyardı. "Su bitip sıfırıncı güne gelindiğinde yapılabilecek hiçbir şey kalmaz." diyen Kadıoğlu, susuzluğun sanayiyi durduracağını, tarımsal üretimi çökerteceğini ve işsizliği artıracağını belirtti. Ayrıca, susuzluk nedeniyle iç ve dış göç dalgalarının başlayacağını, hijyen sorunları, salgın hastalıklar ve toplumsal gerilimlerin kaçınılmaz hale geleceğini vurguladı. Kadıoğlu, "Su medeniyettir, medeniyet ise suyu yönetme sanatıdır. Susuzluk çekip çare aramak değil, susuzluğa düşmeden tedbir almak zorundayız." sözleriyle konuşmasını tamamladı.

AA
AA