Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün yayımladığı rapora göre İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocuk politikalarını stratejik planlarına en etkin şekilde entegre eden ikinci büyükşehir konumuna yükseldi. Bu başarı, İzmir'in "çocuk dostu kent" anlayışını sadece bir vitrin uygulaması olmaktan çıkarıp, somut bir model haline getirdiğini gösteriyor.
ÇOCUK POLİTİKALARINDA BÜTÜNLÜKÇÜ YAKLAŞIM
"Kentte Çocuk Olmak: Türkiye'de Parklar, Politikalar ve Uluslararası Deneyimler" başlıklı raporda, Türkiye'nin önde gelen büyükşehir belediyelerinin çocuklara yönelik politika ve yaklaşımları derinlemesine incelendi. Araştırma, belediyelerin stratejik planlarını çocuk odaklılık, ölçülebilir hedefler, kapsayıcılık, mekânsal planlama, katılım mekanizmaları ve yenilikçi uygulamalar gibi kriterlere göre değerlendirdi. Bu kapsamlı analiz sonucunda İzmir, çocuk politikalarını stratejik planlama süreçlerine en güçlü entegre eden belediyeler arasında ikinci sırada yer aldı. Sıralamada ilk on büyükşehir belediyesi arasında İstanbul, İzmir, Mersin, Diyarbakır, Muğla, Eskişehir, Ankara, Antalya, Bursa ve Kocaeli bulunuyor. İzmir'i diğerlerinden ayıran en önemli unsur ise çocuk politikalarını ayrı bir başlık olarak ele almak yerine, kentsel adalet, eşitlik ve katılımcı yönetişim ilkelerinin doğal bir parçası olarak bütüncül bir şekilde planlarına dahil etmesi oldu. Birçok belediyede çocuklara yönelik çalışmalar tematik programlar çerçevesinde yürütülürken, İzmir stratejik planında çocukları; kapsayıcı kentsel altyapı, güvenli kamusal alanlar, sosyal destek mekanizmaları ve yönetişim araçlarıyla birlikte ele alıyor. Bu yaklaşım, çocuk odaklılığı geçici bir vurgudan çıkarıp, kalıcı bir politika ilkesine dönüştürüyor.
TÜRKİYE'YE YOL GÖSTEREN BİR MODEL
Araştırmacılar, İzmir'in elde ettiği bu sıralamayı bir nihai başarıdan ziyade, geliştirilebilir ve yaygınlaştırılabilir bir model olarak değerlendiriyor. İzmir'in çocuk politikalarını geniş bir mimari içinde ele alması, kısa vadeli puan avantajlarından çok, köklü ve sürdürülebilir bir çocuk odaklı belediyecilik anlayışını ortaya koyuyor. Bu yönüyle İzmir, yalnızca yüksek puan alan bir büyükşehir olmanın ötesinde, Türkiye'deki yerel yönetimlere çocuk dostu kentler oluşturma konusunda yol gösteren güçlü bir örnek teşkil ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocukları kent hakkının aktif özneleri olarak gören belediyecilik anlayışıyla çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda kurulan İzmir Çocuk Meclisi, 199 çocuğun katılımıyla çeşitli komisyonlarda çalışmalar yürütüyor. "Dijital Güvenlik ve Medya Okuryazarlığı Projesi" ile İzmir'in dijital risk haritası çıkarılırken, 18 ilçede 152 noktada çocuk oyun alanları ve spor alanları yenilendi. Ayrıca, kent genelinde hizmet veren Çocuk Merkezleri ve Menemen'deki Ebeveyn ve Çocuk Merkezi, okul dışı eğitimin önemli merkezleri haline geldi. Kırtasiye desteği, yapay zeka destekli matematik öğrenim projeleri ve beslenme paketleri gibi uygulamalar da Büyükşehir'in öne çıkan hizmetleri arasında yer alıyor. "Güzel İzmir Hareketi" kapsamında okulların çevreleri düzenlenerek yeni parklar kazandırılırken, üniversite öğrencileriyle çocukları buluşturan "Geleceğin Atölyeleri Projesi" de hayata geçirildi.




