İzmir Metro AŞ, elindeki gücü ve bilgiyi kullanarak raylı sistem araçlarının bakımını tamamen kendi bünyesinde gerçekleştirerek büyük bir başarıya imza atıyor. Bu sayede hem dışa bağımlılık azalıyor hem de cebimizden çıkan para cebimizde kalıyor.
Kendi Mühendislerimizle Sıfırdan Üretim
Artık hasar gören metro ve tramvay araçları, İzmir Metro AŞ'nin kendi atölyelerinde, kendi mühendis ve teknisyenlerinin elleriyle yeniden hayata döndürülüyor. Bu 'yüzde 100 kurum içi işletme modeli', şirketin teknik kapasitesini gözler önüne sererken, maliyetlerde de ciddi tasarruflar sağlıyor. Toplu ulaşımda güvenliği ve kesintisiz hizmeti ön planda tutan bu yaklaşım, daha yaşanabilir bir İzmir için önemli bir adım.
T105 Tramvayı 19 Haftada Yeniden Yollarda
Örneğin, bir kaza sonucu ağır hasar gören T105 numaralı tramvay, tam 19 hafta süren titiz bir çalışma sonucunda tekrar hizmete alındı. Şasiden gövdesine, elektrik sisteminden iklimlendirmesine kadar her detayıyla İzmir Metro'nun kendi ekipleri ilgilendi. Bu süreç, dışarıdan parça bekleme ve yüksek maliyetlerle uğraşma devrini kapatıyor. Hatta şu sıralar 610 numaralı CNR marka metro treninin de hasarları gideriliyor, yine aynı yerli ve milli imkanlarla.
Maliyet Tasarrufu ve Teknik Kapasite
Bu model, İzmir'in toplu ulaşımını daha sürdürülebilir hale getirirken, aynı zamanda yerel mühendislik bilgisinin de ne kadar değerli olduğunu kanıtlıyor. Araçların kendi atölyelerinde onarılması, hem zamandan hem de paradan tasarruf sağlarken, İzmir Metro'nun teknik yetkinliğini de pekiştiriyor.






