Kanada, son yüzyılda ilk kez ABD'den gelebilecek bir askeri tehdide karşı savunma senaryoları hazırlıyor. Yetkililer, bu çalışmaların tamamen teorik ve ihtiyati olduğunu vurgulasa da, iki ülke arasındaki ilişkilerin geldiği noktayı gösteriyor.
KONVANSİYONEL SAVAŞ YERİNE ASİMETRİK TAKTİKLER
The Globe and Mail gazetesinin haberine göre, Kanada ordusu olası bir saldırıda ABD'yi geleneksel askeri yöntemlerle durduramayacağının farkında. Bu nedenle hazırlanan savunma modelinde, doğrudan cephe savaşı yerine sabotaj, pusu ve vur-kaç taktiklerine ağırlık veriliyor. Bir yetkili, bu yaklaşımın Sovyet-Afgan Savaşı'nda Rus güçlerine karşı uygulanan taktiklerden esinlendiğini belirtti. Amaç, işgalci güçlere yüksek kayıplar verdirerek olası bir işgali maliyetli hale getirmek.
TRUMP'IN SÖYLEMLERİ VE ARKTİK GERİLİMİ TETİKLEDİ
İki ülke arasındaki gerilimin temelinde, eski Başkan Donald Trump'ın Kanada'yı "51. eyalet" olarak nitelendirmesi ve Arktik bölgesinde "güvenlik zafiyetleri" bulunduğuna yönelik açıklamaları yer alıyor. Ayrıca Trump'ın, Danimarka'ya bağlı Grönland'ı ilhak etme yönündeki ısrarlı söylemleri ve bölgeye asker sevk edilebileceğine dair ifadeleri, Kanada'nın savunma stratejilerini yeniden değerlendirmesine neden oldu.
AVRUPA VE ÇİN İLE YENİ İŞ BİRLİKLERİ GÜNDEMDE
Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos'ta yaptığı açıklamada "eski ve konforlu varsayımların artık geçerli olmadığını" belirterek, ülkesinin dış ve savunma politikalarında yeni adımlar atabileceğine işaret etti. Bu kapsamda, olası bir saldırı durumunda Kanada'nın Fransa, Almanya ve İngiltere gibi nükleer güce sahip Avrupa ülkelerinden destek beklediği ifade edildi. Carney'nin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı görüşmede Grönland'ın egemenliği ve Arktik güvenliği konularında "görüş birliği" içinde olduklarını dile getirdiği aktarıldı. Söz konusu gelişmeler, Kanada'nın uzun süredir ABD'ye olan bağımlılığını azaltma yönündeki stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.




