• Ziraat Bankası Reklam
EKONOMİ
Yayınlanma : 30 Nisan 2026 07:34
Düzenleme : 30 Nisan 2026 07:34

Kayseri Ticaret Odası'ndan döviz desteklerinin uzatılması çağrısı: 'Sanayicimizin nefes alması şart

Kayseri Ticaret Odası'ndan döviz desteklerinin uzatılması çağrısı: 'Sanayicimizin nefes alması şart
Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, döviz dönüşüm desteğinin uzatılması ve oranının artırılmasını talep ederek, küresel belirsizliklerin iş dünyası üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Türkiye'nin Avrupa için üretim alternatifi olabil

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Nisan ayı meclis toplantısında, küresel ekonomideki belirsizlikler ve jeopolitik riskler masaya yatırıldı. KTO Başkanı Ömer Gülsoy, iş dünyasının acil bir talebi olarak 'Döviz Dönüşüm Desteği'nin en az bir yıl daha uzatılmasını, mevcut yüzde 3'lük oranın piyasa gerçeklerine göre artırılmasını ve uygulama şartlarının sanayiciler için daha basit hale getirilmesini istedi.

morgan yeni köy

KÜRESEL EKONOMİNİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL BELİRSİZLİK

Toplantıda konuşan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, dünya ekonomisinin çetin bir sınavdan geçtiğini belirterek, "Öngörülemezlik" kavramının ticaretin en büyük engeli haline geldiğini vurguladı. Gülsoy, iş dünyasının artık sadece ekonomik verilere değil, jeopolitik dengelere de dikkat etmesi gerektiğini söyledi. "Bir iş insanı olarak sadece faiz kararlarına veya enflasyon verilerine bakmamız ne yazık ki yetmiyor. Haritayı önümüze açıp, dünyadaki güç savaşlarını izlemek zorundayız. Özellikle Orta Doğu'da süren gerginlik bize şunu hatırlattı: Huzurun olmadığı yerde, hesap da tutmuyor" diyen Gülsoy, uluslararası ticaretin güven zeminini sarsan küresel güçlerin keyfi tavırlarını eleştirdi. "Rakamların bu denli savrulmasının ardında, uluslararası kuralları hiçe sayan keyfi tavırlar yatıyor. Karşımızda artık hukukun üstünlüğüyle işleyen bir piyasa yok; jeopolitik çıkarlar uğruna küresel refahın feda edildiği, 'güçlü olanın kuralı o an yazdığı' kaotik bir düzen var" ifadelerini kullandı. Enerji krizinin sanılandan daha derin etkileri olduğunu ve dijital dönüşümü de vurduğunu belirten Gülsoy, enflasyondaki durumun geçici bir dengeleme süreci olduğunu ve bu fırtınayı hasarsız atlatmanın tek yolunun gerçekçi ekonomi yönetimi, sıkı para politikası ve mali disiplinden taviz vermemek olduğunu savundu.

TÜRKİYE, AVRUPA'NIN EN GÜÇLÜ ÜRETİM ALTERNATİFİ HALİNE GELEBİLİR

Başkan Gülsoy, Türkiye'nin jeopolitik krizleri fırsata çevirme potansiyeline dikkat çekerek, "Dünya enerji yolları krizlerle boğuşurken Türkiye; boru hatları ve lojistik altyapısıyla her zamankinden daha güçlü bir 'güvenli liman' vizyonu ortaya koymalıdır. Uzak Doğu lojistik hatlarının riskli hale gelmesi, ülkemizi Avrupalı dev markalar için vazgeçilmez bir merkez kılmaktadır. Lojistik aksamalar, Türkiye'yi Avrupa'nın en büyük ve en hızlı üretim alternatifi haline getirebilir" dedi. Zorlu süreçte üretim yapan iş dünyası temsilcilerine teşekkür eden Gülsoy, "Bizim sanayicimiz, bu zorlu süreçte gerçekten büyük bir direnç ve feraset gösteriyor. Küresel ticaretin zayıfladığı bu fırtınalı ortamda; çarkları döndüren her tesis, yapılan her üretim ve gerçekleştirilen her kuruşluk ihracat, ülkemiz ekonomisinin en sağlam kalesidir. Sizler sadece ticaret yapmıyor; bu ülkenin ekonomik bağımsızlığı için birer nefer gibi sahada mücadele ediyorsunuz. Reel sektörü, yani üreten elleri destekleyecek her adım hayati derecede kıymetlidir" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 'Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nı da değerlendiren Gülsoy, özellikle imalatçı-ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 9'a indirilmesinin muazzam bir destek olduğunu belirtti.

ALTUN REKLAM

DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ SANAYİCİNİN NEFES ALMASI İÇİN ŞART

Açıklanan paketin reel sektör odaklı revizyonlarla daha da güçlendirilmesi gerektiğini savunan Başkan Gülsoy, iş dünyasının acil beklentilerini şu sözlerle dile getirdi: "İçinden geçtiğimiz fırtınalı dönemde daha ileri adımlara ihtiyaç var. Özellikle 30 Nisan'da sona erecek olan 'Döviz Dönüşüm Desteği' en az bir yıl daha uzatılmalıdır. Ayrıca mevcut yüzde 3'lük oran piyasa gerçeklerine göre artırılmalı ve uygulama şartları sanayicimiz için daha sade hale getirilmelidir. Sanayicinin derdi sadece kâr etmek değil, bu ülkenin üretim çarklarını her şartta ayakta tutmaktır." Bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesinin Kayseri gibi üretim iştahı yüksek şehirler için yeni bir yatırım iklimi anlamına geldiğini ifade eden Gülsoy, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde açıklanan bu reform paketi, sanayicimizin önünü açacaktır. Ekonomik programda yapılacak her 'reel sektör dokunuşu', Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını daha da perçinleyecektir." dedi.