• Ziraat Bankası Reklam
YAŞAM
Yayınlanma : 21 Aralık 2025 18:49
Düzenleme : 21 Aralık 2025 18:49

Keşan Kent Konseyi'nden İl Genel Meclisi üyelerine: 'Sessizlik tarafsızlık değildir, toprağımızı koruyun

Keşan Kent Konseyi'nden İl Genel Meclisi üyelerine: 'Sessizlik tarafsızlık değildir, toprağımızı koruyun
Keşan Kent Konseyi Başkanı Dr. Uğur Özdağlı, İl Genel Meclisi üyelerini, Trakya'daki tarım arazileri ve meraları korumak için sorumluluk almaya çağırdı ve 'Bu sessizlik tarafsızlık değildir' dedi.

Edirne'nin Keşan ilçesinde, Keşan Kent Konseyi Başkanı Dr. Uğur Özdağlı, İl Genel Meclisi üyelerine yönelik yazılı bir çağrı yayımladı. Özdağlı, Keşan ve Trakya bölgesinde tarım arazileri, meralar ve orman alanları üzerindeki artan baskılara dikkat çekerek, meclis üyelerini bu konuda sorumluluk almaya davet etti. 'Bu mesele artık yalnızca çevre değil, toprak ve gelecek meselesidir' ifadelerini kullandı.

morgan yeni köy

MERA VE TARIM ARAZİLERİ TEHDİT ALTINDA

Özdağlı, İl Genel Meclislerinin belediye sınırları dışındaki alanlarda en yetkili yerel karar organları olduğunu vurguladı. Bu kurumların sorumluluklarını görmezden gelmelerinin kabul edilemez olduğunu belirterek, 'Bu meclisler köylerin, meraların, tarım arazilerinin ve orman çevrelerinin asli koruyucusudur. Meralar kamu malıdır; hayvancılığın bel kemiğidir. Bu alanların taş ocağına, madene veya enerji projelerine açılması köylünün geleceğini yok etmektir' dedi. Taş ocakları, madenler ve enerji projelerinin, İl Genel Meclisi onayı olmadan ilerleyemeyeceğini hatırlattı.

ÇED SÜREÇLERİNDE TARİHSEL SORUMLULUK

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinde verilen görüşlerin mahkemelerde belirleyici olduğunu ifade eden Özdağlı, bu nedenle alınan her kararın tarihsel sorumluluk taşıdığını kaydetti. 'Yetkimiz yok' söyleminin hukuki bir gerekçe değil, sorumluluktan kaçış olduğunu vurguladı. Mera, tarım alanı ve orman vasfı taşıyan arazilerin ancak zorunluluk ve kamu yararı şartlarıyla tahsis değişikliğine konu olabileceğini belirtti. İçme suyu havzaları, arıcılık sahaları ve hayvancılık alanlarının yaşam hakkının bir parçası olduğuna dikkat çekti.

ALTUN REKLAM

DEVLETİN GÖREVİNİ YURTTAŞLAR ÜSTLENİYOR

Trakya'da yaşanan sürecin basit bir çevre sorunu olmadığını söyleyen Özdağlı, 'Bu, vatan toprağının ve gıda güvencesinin savunulmasıdır. Köylüler dava açmak, rapor hazırlatmak zorunda bırakılıyor. Devletin yapması gerekeni yurttaş kendi imkânlarıyla yapıyor' dedi. Bakanlıkların ÇED süreçlerini sahadan uzaklaştırarak şirketlerle halkı karşı karşıya getirmemeyi gerekçe gösterdiğini, bunun ise talanı hızlandırdığını savundu. İl Genel Meclisi üyelerine, 'Bu sessizlik tarafsızlık değildir. Sizler şirketlerin değil, köylünün hakkı için seçildiniz. Bugün alınacak ya da alınmayacak kararlar, yarın Trakya'da tarımın mı kalacağını yoksa çorak bir coğrafyanın mı bırakılacağını belirleyecektir' diyerek açık çağrıda bulundu.