Türk Oftalmoloji Derneği Oküler Travmatoloji ve Medikolegal Oftalmoloji Birimi Başkanı Prof. Dr. Uğur Acar, göz yaralanmalarının sanılandan çok daha yaygın olduğunu ve ciddi sonuçlar doğurduğunu açıkladı. Acar, bir kişinin hayatı boyunca göz yaralanması geçirme riskinin yüzde 20 olduğunu belirterek, tüm vücut yaralanmalarının yüzde 7'sini ve tüm göz hastalıklarının yüzde 10-15'ini göz travmalarının oluşturduğunu ifade etti.
KALICI GÖRME KAYBI RİSKİ YÜKSEK
Prof. Dr. Uğur Acar, tıp ve teknolojideki büyük ilerlemelere rağmen göz yaralanmalarında her zaman olumlu sonuçlar alınamadığını vurguladı. Bu tür travmaların yalnızca bireyin değil, ailesinin de yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini, iş gücü ve sosyoekonomik kayıplara yol açtığını söyledi. Ciddi göz yaralanmalarının büyük bölümünün kalıcı görme kaybıyla sonuçlandığına dikkat çekti.
ODUN KESİMİ SIRASINDA DİKKAT
Kış aylarında artan ısınma ihtiyacıyla birlikte sobalı evlerde odun kesiminin yaygınlaştığını hatırlatan Prof. Dr. Acar, bu sırada yüksek hızla savrulan odun parçalarının ciddi göz yaralanmalarına neden olabildiğini belirtti. Kornea kesileri, lens ve retina hasarları gibi ağır tablolarla karşılaşılabildiğini söyleyen Acar, göz yaralanmalarında en kısa sürede uzman bir sağlık kuruluşuna başvurmanın hayati önem taşıdığını ifade etti.
KORUYUCU GÖZLÜK KULLANIMI ŞART
Göz travmalarının büyük bölümünün basit önlemlerle engellenebileceğini dile getiren Prof. Dr. Uğur Acar, odun kesimi sırasında polikarbonat malzemeden yapılmış, gözü tamamen kaplayan koruyucu gözlük kullanımının şart olduğunu belirtti. Sadece işi yapan kişinin değil, çevrede bulunanların da korunması gerektiğini sözlerine ekledi. Göz yaralanması durumunda göze saplanan yabancı cisimlerin kesinlikle çıkarılmaması, gözün ovalanmaması ve bastırılmaması gerektiğini, gözün kapatılıp en kısa sürede bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı.





