• Ziraat Bankası Reklam
GÜNDEM
Yayınlanma : 01 Mayıs 2026 09:33
Düzenleme : 01 Mayıs 2026 09:33

Kudüs'ün Kardeşi Mardin'den 5 Dilde Yükselen İnsanlık Mirası: Sumud Filosu'na Destek

Kudüs'ün Kardeşi Mardin'den 5 Dilde Yükselen İnsanlık Mirası: Sumud Filosu'na Destek
Mardin STK Platformu, Gazze yardım filosuna yönelik İsrail müdahalesini 5 dilde kınadı. Hukuksuzluğa dikkat çekilerek gönüllülerin serbest bırakılması ve uluslararası toplumun harekete geçmesi talep edildi.

Mardin Sivil Toplum Kuruluşları Platformu, Gazze'ye yönelik insani yardım götürmek üzere yola çıkan ve uluslararası sularda İsrail'in müdahalesine uğradığı bildirilen Sumud Filosu'na destek amacıyla Memur-Sen İl Binası önünde anlamlı bir basın açıklaması düzenledi. Bu platform, sadece bir şehirdeki vicdanları değil, tüm insanlığın ortak sesini yükseltmeyi hedefledi. Açıklamada, yaşananların uluslararası hukukun apaçık ihlali olduğu güçlü bir dille vurgulanırken, alıkonulan gönüllülerin derhal serbest bırakılması yönünde acil bir çağrı yapıldı.

morgan yeni köy

BEŞ DİLDEN YÜKSELEN ORTAK FERYAT

Mardin'in zengin çok kültürlü yapısını yansıtan bu tarihi buluşmada, platform adına yapılan ortak açıklama, Türkçe, Kürtçe, Arapça, İngilizce ve Süryanice olmak üzere beş farklı dilde okundu. Memur-Sen İl Başkan Vekili Şeyhmus Demir'in Türkçe metni okuduğu etkinlikte, Kürtçe açıklamayı Mardin STK Platformu Dönem Sözcüsü Bülent Tekin, Arapça metni Akademisyen Mustafa Kadad, İngilizce metni Eğitimci Mustafa Özdemir ve Süryanice metni ise Akademisyen Ayşe Hacımustafaoğlu kamuoyuna duyurdu. Bu çok dilli mesaj, insanlığın ortak vicdanının bir yankısı olarak tarihe geçti.

ALTUN REKLAM

HUKUKSUZLUK KARŞISINDA SESSİZ KALINAMAZ

Platformun Türkçe açıklamasını okuyan Şeyhmus Demir, Sumud Filosu'na yönelik müdahalenin “korsanvari” olduğunu ve uluslararası sularda gerçekleşen bu eylemin hiçbir meşruiyet taşımadığını sert bir dille ifade etti. Demir, aralarında Memur-Sen Mardin İl Başkanı Abdülselam Demir ve Mardin İHH Yöneticisi Mehmet Atlı'nın da bulunduğu gönüllülerin hukuksuz bir şekilde alıkonulduğuna dikkat çekerek, şu hayati talepleri sıraladı: Alıkonulan tüm gönüllülerin derhal ve koşulsuz serbest bırakılması, uluslararası toplumun bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalmayıp somut adımlar atması, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sürece müdahil olması ve Türkiye'nin ilgili kurumlarının diplomatik ve hukuki girişimleri hızlandırması. Kürtçe açıklamayı okuyan Bülent Tekin ise Gazze'deki trajedinin sadece bir coğrafyanın değil, tüm insanlığın meselesi olduğunu vurgulayarak, “Bugün burada yükselen ses sadece Mardin’in değil, mazlum halkların ortak sesidir” dedi. Akademisyen Mustafa Kadad Arapça metinde, “Gazze’de akan kan, insanlığın ortak yarasıdır. Bu zulme karşı sessizlik, suça ortak olmaktır” diyerek uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Eğitimci Mustafa Özdemir ise İngilizce konuşmasında, “This is not only a regional crisis but a global test of justice and human rights. The international community must act decisively to protect civilians and uphold international law. Silence is not neutrality; it is complicity” ifadeleriyle uluslararası kamuoyuna doğrudan seslendi. Akademisyen Ayşe Hacımustafaoğlu Süryanice metinde ise Mardin'in tarihsel vicdanına vurgu yaparak, “Zulme karşı durmak, hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. Hüda Par Milletvekili Şehzade Demir de konuşmasında uluslararası toplumun çifte standartlı tutumunu eleştirerek, sivil insanların hedef alındığı bir dünyada hukuktan söz etmenin zorlaştığını ancak bu hukuksuzluk karşısında susmayacaklarını belirtti. Platform yetkilileri, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve mazlumların yanında durmaya devam edeceklerini vurgulayarak, adalet inançlarının zayıflamayacağını, aksine güçleneceğini belirttiler.