Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa'nın olası bir savaş kararı alması durumunda Rusya'nın buna hazır olduğunu belirtti.
ABD'nin Ukrayna Girişimleri ve Müzakereler
Lavrov, ABD'nin Ukrayna kriziyle ilgili yürüttüğü girişimleri değerlendirerek, Amerikalıların krizin özünü anlamaya çalıştığını ifade etti. Bu yaklaşımın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki 15 Ağustos zirvesine de yansıdığını ve karşılıklı anlayış sağlandığını söyledi. Putin'in 2 Aralık'ta Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile görüştüğünü hatırlatan Lavrov, iki tarafın Alaska'da varılan anlayışlara bağlılıklarını teyit ettiğini bildirdi. Bu durumun, Anchorage zirvesinin ardından yaşanan duraklamayı ortadan kaldırdığını ve Ukrayna meselesine dair müzakerelerdeki yanlış anlaşılmaların giderildiğini belirtti.
Kolektif Güvenlik Garantileri ve Avrupa'nın Rolü
Lavrov, Ukrayna krizinin çözümünün temel nedenlerin ortadan kaldırılmasına odaklanması gerektiğini vurgulayarak, Alaska'daki uzlaşıların hâlâ geçerli olduğunu söyledi. Amerikalı meslektaşlarına kolektif güvenlik garantileriyle ilgili ek öneriler sunduklarını ve güvenlik garantileri konusundaki görüşmelerin yalnızca Ukrayna ile sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. ABD'nin teklif ettiği barış planının son halini görmediklerini belirten Lavrov, kimsenin kendilerine Zelenskiy ve destekçilerinin yorumladığı teklifleri göstermediğini dile getirdi. Basına yansıyan bilgilere göre tekliflerin sınır boyunca silahsızlandırılmış bölge oluşturulması, ağır silahların her iki tarafta da konuşlandırılmaması ve tampon bölge kurulmasını içerdiğini ancak bunların Rusya olmadan tartışılamayacağını ekledi. Lavrov, Ukrayna'nın tarafsız olması ve NATO dâhil hiçbir askeri ittifaka katılmaması gerektiğini, azınlık hakları ve din özgürlüğünün korunmasının önemini vurguladı. Avrupa ülkelerinin Ukrayna krizinin çözümünü engellemeye çalıştığını savunan Lavrov, Brüksel, Berlin, Londra ve Paris liderlerinin desteğiyle Trump yönetiminin uzun vadeli çözüm girişimlerini sabote ettiklerini öne sürdü. Avrupa'nın Ukrayna'ya barış gücü adı altında asker gönderme planlarına da değinen Lavrov, bu güçlerin Rusya için meşru hedef haline geleceğini söyledi. Ayrıca, İngiliz özel kuvvetlerine bağlı askerlerin Ukrayna'da bulunduğunu ve en az 100 askerin Ukrayna safında Rusya'ya karşı savaştığını belirtti.
Güvenlik Garantileri Kapsamlı Olmalı ve Müzakereler Devam Ediyor
Avrupa'nın yalnızca Ukrayna'ya güvenlik garantisi elde etmeye çalıştığını söyleyen Lavrov, bu yaklaşımı kabul etmediklerini ve garantilerin bölgesel anlamda daha geniş olması gerektiğini belirtti. Rusya'nın Aralık 2021'de ABD ve NATO'ya sunduğu güvenlik garantisi tekliflerinin geçerliliğini koruduğunu ve bunların istişareler için temel oluşturabileceğini dile getirdi. Lavrov, NATO ve AB ülkelerine saldırı niyetlerinin olmadığını belirterek, bu konudaki garantileri yazılı hâle getirmeye hazır olduklarını ancak bunun karşılıklı olması gerektiğini söyledi. "Putin’in de söylediği gibi, eğer Avrupa savaş kararı alırsa buna şimdiden hazırız." diyen Lavrov, Rusya'nın Ukrayna krizinin barış yoluyla çözümüne açık olduğunu ve müzakerelerden vazgeçmediklerini vurguladı. Ukrayna'nın İstanbul'daki müzakere sürecinden çekildiğini belirten Lavrov, bu sürecin Kiev için sadece zamana oynama ve yeniden silahlanma amacıyla kullanıldığını savundu. Müzakereler sonucunda 11 binden fazla Ukraynalı askerin cenazesinin teslim edildiğini, Rusya'nın ise 201 askerin cenazesini aldığını açıkladı. Ayrıca, savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna ordusunun 1 milyondan fazla asker kaybettiğini ileri sürdü.




