Luxera GYO, 'NEW ERA 2030 Vizyonu' kapsamında 2026 yılında 4 yeni projeye imza atacağını duyurdu. Şirket, gelecek yıl İstanbul'un hem Anadolu hem de Avrupa yakasında ikişer adet olmak üzere toplam dört yeni projeyi hayata geçirmeyi planlıyor. Bu projelerden ilki olan Luxera Topkapı, basınla paylaşıldı.
Luxera Topkapı, yatırımcılar için cazip bir fırsat sunuyor
İstanbul'un Topkapı semtindeki merkezi konumuyla dikkat çeken Luxera Topkapı projesi, çevresindeki iş merkezleri, üniversiteler ve hastaneler sayesinde bölgede güçlü bir kiralık konut talebi yaratıyor. Özellikle 1+1 ve 2+1 gibi fonksiyonel daire tipleri, yatırımcılara yüksek ve sürdürülebilir kira geliri sağlama potansiyeli sunuyor. Kompakt yapıdaki bu evler, kısa ve uzun vadeli kiralama seçenekleriyle yatırımcılara çok yönlü bir kazanç modeli vadediyor. Proje, 5 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde iki blok halinde yükseliyor ve toplam 256 bağımsız bölümden oluşuyor. Konut ve ofislerin yanı sıra cadde mağazaları da projede yer alacak. 53,5 metrekarelik 1+1 ve 80 ile 105 metrekarelik 2+1 dairelerin 2027 sonunda teslim edilmesi planlanıyor. Toplam 31 bin metrekare inşaat alanına sahip olacak projede, 2 bin 500 metrekarelik peyzaj alanı ve kapalı sosyal tesisler de bulunuyor. Kapalı havuz, fitness salonu, sauna, Türk hamamı ve buhar odası gibi donatılarla yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefliyor.
Gelecek Vizyonu: İnovasyon ve sürdürülebilirlik ön planda
Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, 2015 yılında kurulan şirketin 2024'te tamamladığı GYO dönüşümüyle yeni bir döneme adım attığını belirtti. Taş, artık sadece proje geliştiren bir şirket olmadıklarını, şeffaf ve sürdürülebilir bir büyüme modeliyle sektörde dönüşümü başlatan bir marka olduklarını vurguladı. İnsanların kendini iyi hissettiği, huzurlu ve düzenli yaşam alanları üretme amacıyla hareket ettiklerini dile getiren Taş, her yıl 4 proje gerçekleştirme hedefiyle yaşam kalitesini yükselten, modern ve insan odaklı projeler üretmeye devam edeceklerini söyledi. NEW ERA 2030 vizyonunun temelinde inovasyonun bulunduğuna dikkat çeken Taş, gelecek dönemde sadece yapı teknolojilerinde değil, tasarım, satış ve müşteri deneyimi gibi tüm süreçlerde yenilikçi bir yaklaşım sergileyeceklerini ifade etti. Gayrimenkulde arz ve talebin tam olarak buluşamaması sorununa da değinen Taş, sürdürülebilirliğin sadece çevre duyarlılığı olmadığını, aynı zamanda yaşam maliyetlerini azaltan, örneğin aidatları düşüren planlamalarla mümkün olduğunu belirtti. Enerji tasarrufu, uzun ömürlü malzemeler, akıllı sistemlerle verimlilik ve yüksek yaşam kalitesi gibi unsurları projelerinde standart olarak uygulayacaklarını sözlerine ekledi. Luxera Topkapı'nın bu vizyonun somut bir örneği olduğunu belirten Taş, projenin modern mimari yaklaşımlarıyla zarafeti, ferahlığı ve kullanıcı deneyimini ön plana çıkardığını vurguladı. Projenin merkezi konumu ve geniş sosyal olanaklarıyla şehir yaşamının tüm ihtiyaçlarına cevap vereceğini, genç beyaz yakalı çalışanlar, sağlık profesyonelleri, üniversite öğrencileri ve akademisyenler tarafından ilgi göreceğini, ayrıca çekirdek aileler ve home-office yaşam tarzına uygun daireleriyle de geniş bir kitleye hitap edeceğini sözlerine ekledi.





