Malatya Turgut Özal Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ'ın liderliğindeki bir araştırma, dünyaca ünlü Malatya kayısısının kuraklık karşısındaki tepkilerini ortaya koydu. Çalışma, bitki biliminin en saygın dergilerinden BMC Plant Biology'de yayımlanarak uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı. Malatya'nın, Türkiye'nin kayısı üretiminin yüzde 41'ini ve dünya kurutmalık kayısı üretiminin yaklaşık yüzde 21'ini karşıladığı belirtiliyor.
KURAKLIĞIN HÜCRE DÜZEYİNDEKİ YIKICI ETKİSİ
Prof. Dr. Karlıdağ, 'Hacıhaliloğlu' kayısı çeşidi üzerinde yapılan çalışmada, kuraklığın ağaçlar üzerindeki tahribatını sadece gözle değil, hücresel düzeyde incelediklerini açıkladı. Araştırma, su stresi altındaki ağaçlarda hidrojen peroksit gibi zararlı maddelerin arttığını ve bunların hücre zarlarına saldırdığını ortaya koydu. Ağacın, hayatta kalmak için enerjisini meyve üretmek yerine antioksidan enzimler üretmeye harcadığı, bu nedenle besin üretme kapasitesinin düştüğü tespit edildi.
GELECEK YILIN HASADI BU YAZA BAĞLI
Çalışmanın en çarpıcı bulgusu, sulama zamanlamasının kritik önemi oldu. Prof. Dr. Karlıdağ, Temmuz ve Ağustos aylarında yapılan sulamanın, su miktarından çok daha önemli olduğunu vurguladı. Bu dönem, ağacın bir sonraki yıl meyve vereceği çiçek tomurcuklarını oluşturduğu evre. Bu aylarda ağacın susuz bırakılması, 'çiçeklerin kalbi' olarak nitelendirilen dişicik borusunun gelişimini bozuyor. Karlıdağ, bu kritik dönemde yapılmayan sulamanın zararının, kışın veya sonbaharda ne kadar su verilirse verilsin telafi edilemeyeceğinin altını çizdi.
İHRACATIN LOKOMOTİFİ TEHLİKEDE
Prof. Dr. Karlıdağ, ihracatın lokomotifi olan ve Malatya'ya özgü 'Hacıhaliloğlu' çeşidinin ülke için paha biçilemez bir değer olduğunu belirterek, iklim değişikliği ve kuraklığın bu stratejik ürünü ciddi bir tehdit altına soktuğuna dikkat çekti. TÜBİTAK desteğiyle yürütülen bu bilimsel çalışmanın sonuçları, 'Kayısıda gelecek yılın hasadı, bu yazın sulamasına bağlıdır' mesajıyla üreticilere yol gösteriyor. Karlıdağ, bilimin ışığında hareket edilerek Malatya kayısısının geleceğe taşınabileceğini ifade etti.





