• Ziraat Bankası Reklam
MALAZGİRT
Yayınlanma : 31 Ocak 2026 11:42
Düzenleme : 31 Ocak 2026 11:48

Malazgirtli Jeoloji Mühendisinden çarpıcı uyarı: Deprem riski binada değil, zeminde başlar

Malazgirtli Jeoloji Mühendisinden çarpıcı uyarı: Deprem riski binada değil, zeminde başlar
Muş’un Malazgirt ilçesine bağlı Balkaya köyü nüfusuna kayıtlı Jeoloji Mühendisi ve Jeolojik Analiz Uzmanı Murat İnanoğlu, deprem gerçeğine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme kaleme aldı.

ALPARSLAN DİYARI- İnanoğlu, Türkiye’de deprem güvenliğinin hâlâ büyük ölçüde yalnızca bina dayanıklılığı üzerinden tartışıldığını belirterek, asıl tehlikenin yapıların oturduğu zeminde başladığını vurguladı.

morgan yeni köy

 

“Sallanmadan deprem gerçeğini sallamayalım” başlığıyla yaptığı açıklamada Murat İnanoğlu, bilimsel veriler ve saha deneyimlerinin açıkça gösterdiği bir gerçeğe dikkat çekti: “Deprem riski betonda değil, toprağın altındadır.” Aynı projeyle inşa edilen yapıların farklı zemin koşullarında tamamen farklı sonuçlar doğurduğunu ifade eden İnanoğlu, yumuşak zeminler, kontrolsüz dolgular ve yetersiz zemin etütlerinin en yeni binaları bile riskli hâle getirebildiğini söyledi.

 

“Kentsel Dönüşüm Binayla Sınırlı Kalmamalı”

 

Malazgirtli mühendis, Türkiye’de kentsel dönüşümün çoğu yerde yalnızca binanın yıkılıp aynı zemine yeniden yapılması şeklinde uygulandığını belirterek, bunun gerçek bir dönüşüm olmadığını ifade etti. İnanoğlu’na göre gerçek dönüşüm; zemin özellikleri, altyapı kapasitesi ve afet riskleri birlikte değerlendirilerek, üst ölçekli planlama ile yapılmalı.

 

Ulusal Zemin Bilgi Bankası Vurgusu

 

Murat İnanoğlu, deprem güvenliği için Ulusal Zemin Bilgi Bankası kurulmasının hayati önemde olduğunu belirterek, yerel yönetimlerce bugüne kadar toplanan tüm zemin etütleri, sondaj ve yeraltı suyu verilerinin merkezi bir sistemde toplanması gerektiğini ifade etti. Bu sistemin tapu ve imar kayıtlarıyla entegre edilerek, vatandaşların yaşadıkları ya da satın almayı düşündükleri yapıların zemin koşullarını açıkça görebilmesi gerektiğini vurguladı.

 

“Zemin bilgisi teknik raporlarda kalan bir detay değil, vatandaşın karar hakkı olmalıdır” diyen İnanoğlu, zemin etütlerinin yalnızca yasal bir formalite olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

 

 

 

“Zemin Güçlendirme Zorunlu Olmalı”

 

Zayıf ve problemli zeminlerde fore kazık ve Deep Soil Mixing (DSM) gibi zemin güçlendirme yöntemlerinin maliyet gerekçesiyle ertelenmemesi gerektiğini belirten İnanoğlu, şu zincirin kopmadan işletilmesi gerektiğini ifade etti:

 

Zemin etüdü → planlama → zemin güçlendirme → yapılaşma

 

Bu zincir tamamlanmadan güvenli kentlerden söz edilemeyeceğini vurguladı.

 

Bağımsız Denetim Çağrısı

 

Deprem güvenliğinin yalnızca doğru proje ile sağlanamayacağını ifade eden Malazgirtli mühendis, bağımsız ve etkin denetim mekanizmalarının şart olduğunu belirtti. Zemin etütleri ve uygulamaların idareden ve müteahhitten bağımsız kurumlarca denetlenmesi gerektiğini söyleyen İnanoğlu, ihmaller karşısında caydırıcı cezaların uygulanmasının hayati olduğunu dile getirdi.

 

 

 

“Deprem Bir Can Güvenliği Meselesidir”

 

Depremin aynı zamanda bir can ve iş güvenliği meselesi olduğunu vurgulayan İnanoğlu, toplumsal farkındalığın artırılması için ödüllü deprem slogan yarışmaları, ulusal ve uluslararası sempozyumlar düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

 

“Güvenli Kentler İçin İşe Zeminden Başlamalıyız”

 

Açıklamasının sonunda net bir mesaj veren Murat İnanoğlu şu ifadeleri kullandı:

 

ALTUN REKLAM

“Depremler önlenemez. Ancak zemini tanımadan, veriyi merkezileştirmeden, planlamayı bilimle buluşturmadan ve denetimi bağımsız hâle getirmeden kayıpları azaltmak mümkün değildir. Güvenli kentler istiyorsak, sallanmadan deprem gerçeğini sallamadan işe zeminden başlamak zorundayız.”