ALPARSLAN DİYARI- İnanoğlu, iş kazalarının artık istisnai olaylar olmaktan çıktığını belirterek, alınacak önlemlerle büyük ölçüde önlenebileceğini vurguladı.
“Her istatistiğin arkasında bir hayat, bir aile ve yarım kalan bir hikâye vardır” diyen İnanoğlu, iş kazalarının kader olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’de çalışma hayatının en acı gerçeklerinden birinin iş kazaları olduğunu belirten İnanoğlu, yayımlanan raporların bu alanda daha kat edilmesi gereken ciddi bir mesafe olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Şubat Ayında 126 İşçi Hayatını Kaybetti
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi tarafından yayımlanan verilere dikkat çeken İnanoğlu, 2026 yılı Şubat ayında Türkiye genelinde en az 126 işçinin iş kazaları sonucu hayatını kaybettiğini belirtti. Bu rakamların sadece bir istatistik olmadığını ifade eden İnanoğlu, her birinin geride acılı aileler bırakan insanları temsil ettiğini vurguladı.
Verilere göre iş kazalarının nedenleri arasında trafik kazaları yüzde 29 ile ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 15 ile yüksekten düşme ve yüzde 14 ile ezilme vakalarının takip ettiğini belirten İnanoğlu, özellikle inşaat, sanayi ve taşımacılık sektörlerinde risklerin her geçen gün arttığını söyledi.

En Fazla Kayıp Belirli İllerde
İş kazalarının illere göre dağılımına da değinen İnanoğlu, Denizli’nin 9 ölümle ilk sırada yer aldığını, İstanbul’da 8, Antalya’da ise 6 işçinin hayatını kaybettiğini ifade etti. Bu verilerin sorunun ülke genelinde yaygın olduğunu açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.
Yasal Düzenlemeler Var Ama Yeterli Değil
Türkiye’de iş güvenliği konusunda yasal altyapının bulunduğunu hatırlatan İnanoğlu, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 2012 yılında yürürlüğe girdiğini ve işyerlerinde güvenlik standartlarını artırmayı hedeflediğini belirtti. Bunun yanında 4857 Sayılı İş Kanunu ile yapılan düzenlemelerin de önemli bir dönüşüm sağladığını ifade etti.
Ancak sorunun yalnızca mevzuatla çözülemeyeceğini vurgulayan İnanoğlu, asıl meselenin bu kuralların sahada etkin şekilde uygulanması ve denetlenmesi olduğunu söyledi.
“Sorun Uygulama ve Denetimde”
İnanoğlu, son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, maliyet baskısı ve kayıt dışı istihdamın iş güvenliği yatırımlarını geri plana ittiğine dikkat çekti. Resmî kayıtlarda “iş kazası” olarak geçen birçok olayın aslında önlenebilir olduğunu belirten İnanoğlu, bu nedenle kamuoyunda “iş cinayeti” ifadesinin de sıkça kullanıldığını söyledi.
İSİG verilerine göre son yıllarda iş kazalarında hayatını kaybeden işçi sayılarının ciddi boyutlarda seyrettiğini ifade eden İnanoğlu, 2014’ten 2025’e kadar her yıl binlerce işçinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.

En Riskli Sektörler: İnşaat, Tarım ve Taşımacılık
2025 yılı verilerine göre iş kazalarının en çok sanayi, inşaat, hizmet ve tarım sektörlerinde yaşandığını belirten İnanoğlu, özellikle güvencesiz çalışmanın yaygın olduğu inşaat, tarım ve taşımacılık sektörlerinin en riskli alanlar olduğunu dile getirdi.
İş kollarına göre ölümlerde ilk sıralarda inşaat ve yol çalışmaları, tarım ve orman ile taşımacılık sektörlerinin yer aldığını ifade eden İnanoğlu, bu alanlarda daha sıkı denetimlerin şart olduğunu söyledi.
“Önce İnsan Güvenliği Gelmeli”
İş kazalarının büyük bölümünün doğru planlama ve etkin denetimle önlenebileceğini vurgulayan İnanoğlu, iş güvenliği uygulamalarının yalnızca bir formalite olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
İşverenlerin maliyet kaygısıyla güvenlik tedbirlerinden kaçınmaması gerektiğini ifade eden İnanoğlu, iş güvenliği uzmanlarının da sahada aktif rol almasının önemine dikkat çekti.
İnanoğlu, çalışma hayatında temel ilkenin açık olduğunu belirterek, “Önce insan güvenliği, ardından makine ve teçhizat güvenliği, en son ise üretim gelmelidir” dedi.
“İş Güvenliği Bir İnsan Hayatı Meselesidir”
Bir ülkenin kalkınmasının yalnızca yapılan projelerle değil, o projelerde çalışan insanların ne kadar güvende olduğu ile ölçüldüğünü belirten İnanoğlu, her işçinin en temel beklentisinin sabah evinden çıkıp akşam sağ salim ailesine dönebilmek olduğunu ifade etti.
Açıklamasının sonunda çarpıcı bir mesaj veren İnanoğlu, “Çalışanların hayatını korumak bir maliyet değil, bir sorumluluktur” diyerek iş güvenliği konusunda daha duyarlı olunması gerektiğini sözlerine ekledi.




