Yasa teklifinin önemli bir başlangıç olduğunu belirten Karaçelik, uygulamada ciddi hak kayıplarına yol açabilecek üç temel konuda düzenlemenin netleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Karaçelik, yaptığı açıklamada ilk olarak kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin belirsizliğe dikkat çekti. Teklifte kasten öldürme suçunun kapsam dışında bırakıldığını ancak kasten öldürmeye teşebbüs suçunun açık şekilde düzenlenmediğini belirten Karaçelik, bu belirsizliğin giderilmemesi halinde birçok kişinin düzenlemeden yararlanamayacağını ifade etti.
İkinci önemli sorunun ise hakkında soruşturma veya kovuşturma devam edenlerle, haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet bulunan kişiler için öngörülen erteleme sürelerindeki farklılık olduğunu dile getiren Karaçelik, aynı suçtan yargılanan kişiler arasında adaletsiz sonuçlar doğabileceğini söyledi.
Karaçelik, örnek vererek şu değerlendirmede bulundu:
"Cezasının üst sınırı 20 yıl olan bir suçtan hakkında soruşturma bulunan bir kişi için erteleme süresi 10 yıl olabilirken, aynı suçtan 14 yıl hapis cezası almış ve cezası kesinleşmiş bir kişinin erteleme süresi 5 yıl olabiliyor. Aynı suç için farklı uygulamalar hukuk güvenliği açısından sorun oluşturacaktır."
Muş Baro Başkanı'nın dikkat çektiği üçüncü başlık ise hak yoksunluklarının kaldırılması oldu. Teklifte seçme ve seçilme hakkı ile kamu hizmetlerinden yararlanma gibi hakların geri verilmesinin kurulun inisiyatifine bırakıldığını belirten Karaçelik, bunun hak arama özgürlüğü açısından sakınca doğurabileceğini ifade etti.
Karaçelik, bu sistemin uygulamada yeni mağduriyetler oluşturabileceğini belirterek şu örneği verdi:
"Kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan bir kişi hakkında 10 yıllık erteleme kararı veriliyor. Üç yıl sonra kurul hak yoksunluklarının kaldırılması için infaz hâkimliğine başvuruyor ancak talep reddediliyor ya da uygun görülmüyor. Bu durumda kişinin memnu haklarının iadesi için öngörülen yasal süre aşılabilir ve ciddi mağduriyetler ortaya çıkabilir."
Yasa teklifinin TBMM komisyonlarında ve Genel Kurul görüşmelerinde bu üç başlığın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Karaçelik, uygulamada eşitliği, hukuki güvenliği ve hak arama özgürlüğünü güçlendirecek net düzenlemelerin yapılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.






