Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun toplumsal yapısında uzun yıllardır barış ve uzlaşı kültürüne katkı sunan, aileler arasındaki husumetlerin sonlandırılmasında aktif rol üstlenen iş insanı ve siyasetçi kimliğiyle barış elçisi Zabit Eker, bölgenin geleceğine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Badıkan aşiretine mensup olan ve toplumun geniş kesimleri tarafından kabul gören Eker, hem sosyal barış hem de ekonomik kalkınma için güçlü mesajlar verdi.
“Husumetler Değil, Umutlar Büyüsün”
Toplumsal barışın bölge kalkınmasının temel taşı olduğunu vurgulayan Eker, yıllardır sürdürdüğü arabuluculuk faaliyetlerinin önemine dikkat çekti:
“Birlik ve beraberlik olmadan kalkınma olmaz. Bizler husumetleri değil, kardeşliği büyütmek zorundayız.”
“Doğu ve Güneydoğu Kalkınmadan Türkiye Tam Güç Olamaz”
Bölgenin ekonomik potansiyeline işaret eden Eker, kalkınmanın yalnızca yerel değil ulusal bir mesele olduğunu belirtti:
“Bu topraklar üretir, bu topraklar büyütür. Ancak yeterli yatırım ve planlama olmadan potansiyel heba ediliyor.”
Sağlıkta Alarm: “Bu Ayıp Hepimizin”
Sağlık hizmetlerindeki yetersizliklere sert sözlerle değinen Eker:
“İnsanlarımız en temel hak olan sağlık hizmetine ulaşmakta zorlanıyor. Bu tablo kabul edilemez. Artık sınıfta kalmışlık son bulmalı.”
Eğitimde Kritik Soru: “Neden Yükselmiyor Bu Çıta?”
Genç nüfusun geleceği için eğitimin hayati olduğuna dikkat çeken Eker, mevcut tabloyu sorguladı:
“Okullar var ama yeterli değil, öğretmen var ama sistem eksik. Eğitimde kaliteyi artırmadan kalkınmayı konuşamayız.”
Tarım ve Hayvancılıkta Strateji Eksikliği
Bölgenin en güçlü alanlarından biri olan tarım ve hayvancılığın plansız ilerlediğini ifade eden Eker:
“Her yıl değişen üretim anlayışıyla ilerleyemeyiz. Kalıcı, sürdürülebilir ve katma değeri yüksek ürünlere yönelmeliyiz.”
“Günü Kurtaran Değil, Geleceği İnşa Eden Politikalar Şart”
Yıllık sirkülasyon yerine uzun vadeli stratejilerin önemine değinen Eker, üretim politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi:
“Bugün var, yarın yok anlayışıyla değil; kalıcı ürünlerle, markalaşmayla ilerlemeliyiz.”

Makus Talih Değişiyor: “Bu Kez Başaracağız”
Bölgenin yıllardır süregelen kader algısına da değinen Eker, umut dolu konuştu:
“Makus talih artık makus değil. Değişim başladı. Yeter ki doğru adımlar atılsın, bu bölge şahlanır.”
Siyasi Duruş: “Söz Değil, İcraat Zamanı”
Eker, siyasetin söylemden çıkıp sahaya inmesi gerektiğini vurguladı:
“Halk artık vaat değil, sonuç görmek istiyor. Etkili, samimi ve cesur siyaset şart.”
“Bu Topraklar Hizmetin En İyisini Hak Ediyor”
Barışın tesis edildiği, eğitimin yükseldiği, sağlığın erişilebilir olduğu ve üretimin güçlendiği bir Doğu ve Güneydoğu mümkün. Bunun için ise kararlı adımlar, ortak akıl ve güçlü liderlik gerekiyor.
Eker, meselenin yalnızca bir kimlik tartışması olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu mesele bir ayrışma değil, birlikte daha güçlü yaşama meselesidir. Türk’üyle, Kürt’üyle bu ülkenin her ferdi eşit ve onurlu bir yaşamı hak ediyor.”
“Silahlar Değil, Sözler Konuşmalı"
Geçmişte yaşanan acıların tekrar etmemesi gerektiğine dikkat çeken Eker, çözümün diyalogdan geçtiğini vurguladı:
“Artık gözyaşı değil umut konuşulmalı. Silahların sustuğu, sözün ve siyasetin konuştuğu bir iklim kalıcı barışı getirir.”
"Devlet ile Millet Arasında Güven Köprüsü Kurulmalı"
Toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirten Eker:
“Vatandaş devlete güvenmeli, devlet de vatandaşını kucaklamalı. Bu köprü kurulmadan kalıcı çözümden söz edemeyiz.”
Kürt kimliğinin ve kültürünün bu coğrafyanın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Eker, şu mesajı verdi:
“Dilimiz, kültürümüz bizim zenginliğimizdir. Bunları korumak ve geliştirmek bir tehdit değil, toplumsal güçtür.”
“Yeni Süreç Şeffaf, Samimi ve Kapsayıcı Olmalı”
Geçmiş çözüm girişimlerinden ders çıkarılması gerektiğini belirten Eker, yeni bir sürecin nasıl olması gerektiğini şu sözlerle anlattı:
“Toplumun tüm kesimlerini içine alan açık ve şeffaf bir süreç yürütülmeli. Herkes kendini bu sürecin parçası hissetmeli.”
"Ekonomik Kalkınma, Sosyal Barışı Güçlendirir"
Kürt meselesinin sadece siyasi değil aynı zamanda ekonomik bir boyutu olduğunu vurgulayan Eker:
“İşsizlik, yoksulluk ve göç çözülmeden bu mesele tam anlamıyla çözülemez. Kalkınma, barışın en güçlü destekçisidir.”
"Gençler İçin Umut İnşa Etmeliyiz"
Bölgedeki genç nüfusa dikkat çeken Eker, geleceğe dair şu çağrıyı yaptı:
“Gençlerimiz ya umudu seçecek ya da umutsuzluğu. Biz onlara iş, eğitim ve gelecek sunmak zorundayız.”
"Bu Mesele Çözülürse Türkiye Kazanır"
Zabit Eker’in açıklamaları, çözümün mümkün olduğuna dair güçlü bir inanç taşıyor:
“Kürt meselesi çözüldüğünde sadece bir sorun çözülmüş olmayacak; Türkiye büyüyecek, güçlenecek ve gerçek anlamda birlik sağlanacaktır.”
Barış mümkündür. Yeter ki samimiyet olsun, irade olsun, cesaret olsun.Bu coğrafya beklemiyor… Hak ettiğini istiyor.




