• Ziraat Bankası Reklam
MUŞ
Yayınlanma : 18 Nisan 2026 09:44
Düzenleme : 18 Nisan 2026 10:26

Muşlu Yazar Beyaz Çağlayan, "Sözün Bittiği Yerde Bir Çığlık: Okullarda Yaşanan Acılar "

​​​​​​​Araştırmacı Yazar Beyaz Çağlayan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda meydana gelen trajik olaylara ilişkin yaptığı açıklamada, yalnızca bir saldırıyı değil, toplumun derinleşen bir yarasını dile getirdi.    

 Sözlerine “Sözün bittiği yerde konuşmak” diyerek başlayan Çağlayan, yaşananların artık tarif edilemez bir noktaya ulaştığını vurguladı.

morgan yeni köy

 

Depremden sağ kurtulan ancak menfur bir saldırıda hayatını kaybeden 8’i çocuk, biri öğretmen 9 kişi için düzenlenen gıyabi cenaze namazının ardından konuşan Çağlayan, özellikle öğretmenin fedakârlığını unutulmaz bir örnek olarak gösterdi.

 

Bir annenin şefkatiyle öğrencilerini korumaya çalışırken hayatını kaybeden öğretmenin hatırası, açıklamanın en çarpıcı noktalarından biri oldu.

 

“Bir Öğretmenin Kendini Siper Ettiği Gerçek”

Çağlayan, öğretmenlerin sadece bilgi aktaran kişiler değil, gerektiğinde öğrencileri için canını ortaya koyan bireyler olduğunu hatırlattı.

 

“Öğrencilerimizin bizim için kendi evlatlarımızdan farkı yoktur” sözleriyle, eğitimcilerin sorumluluğunun büyüklüğüne dikkat çekti.

Ancak bu fedakârlığın gölgesinde, öğretmenlerin toplumdaki itibar kaybına da sert tepki gösterdi. Artık sadece değer kaybı değil, “yerle bir edilmiş bir saygınlık” olduğunu ifade etti.

 

Güvenlikten Daha Büyük Sorun: Ahlaki Çöküş

Olayların ardından güvenlik açıklarının tartışıldığını ancak asıl meselenin daha derin olduğunu belirten Çağlayan, ailelere seslendi:

Çocukların maruz kaldığı şiddet içerikleri,

Mafya dizileri ve dijital oyunlar,

Ve özellikle oyuncak silahlar…

Tüm bunların bir “alıştırma” olduğuna dikkat çekerek şu soruyu yöneltti:

“Çocukların eline verilen silahlarla neyin provası yapılıyor?”

“Başarı Değil, Ahlak Önceliğimiz Olmalı”

Çağlayan’a göre toplumun en büyük yanılgısı, çocukların yalnızca akademik başarısına odaklanmak.

Yıllar boyunca bir velinin kendisine gelip çocuğunun ahlaki davranışı hakkında endişe duyduğunu anlatan yazar, bu örneğin aslında olması gereken yaklaşımı temsil ettiğini belirtti.

“Ahlak yoksunu bir meslek sahibi mi, yoksa dürüst ve vicdanlı bir insan mı yetiştirmek istiyoruz?” sorusunu yönelterek, asıl hedefin erdemli bireyler olması gerektiğini vurguladı.

 

Öğretmenlere Güven Yerine Şüphe

Eğitimcilerin yaşadığı bir diğer sorun ise velilerle kurulan ilişkide ortaya çıkıyor.

Çağlayan, öğretmenlerin çocukların iyiliği için yaptığı yönlendirmelerin çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirtti. Rehberlik servisine yönlendirme ya da psikolojik destek önerilerinin bile tepkiyle karşılandığını ifade etti.

Daha da çarpıcı olan ise şu:

Bir öğretmen hakkında şikâyet geldiğinde doğrudan savunma istenmesi, öğretmenin peşinen suçlu kabul edilmesi anlamına geliyor.

 

“Bizim Kültürümüzde Silah Yoktur”

Saldırganın babasının “kültürümüzde silah var” şeklindeki ifadesine de sert tepki gösteren Çağlayan, bu anlayışı kesin bir dille reddetti:

 

“Bizim kültürümüzde karıncayı incitmemek vardır.

Bizim kültürümüzde iyilik, irfan ve merhamet vardır.

Ama silah yoktur!”

Ailelere Net Çağrı: Bugün Başlayın

Yazarın çağrısı ise oldukça net ve çarpıcı:

Evlerdeki oyuncak silahlar çocuklarla birlikte çöpe atılmalı

Çocuklara silahın her türünden uzak durmaları öğretilmeli

Ahlaki eğitim, akademik başarıdan önce gelmeli

Son söz ise bir cümlede özetlendi:

“Oyuncak dahi olsa silaha dokunma!”

ALTUN REKLAM

Bu açıklamalar, yalnızca bir olayın ardından yapılan değerlendirme değil; toplumun geleceğine dair ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.