Adana Barosu Hukukçu Avukatı Barış Altındaş, işverenlerin ödenmemiş fazla mesai ücretleri nedeniyle işçilerin haklı fesih hakkını kullandığını ve kıdem tazminatına hak kazanabileceğini belirtti.
İSPAT YÜKÜ İŞVERENDE
Altındaş, İş Kanunu'nun haftalık çalışma süresini 45 saat olarak belirlediğini ve bu sürenin üzerindeki çalışmaların fazla mesai sayıldığını, işçiye normal saatlik ücretin yüzde 50 fazlasının ödenmesi gerektiğini hatırlattı. Fazla mesai ücretinin ödenmemesinin işçiye haklı fesih hakkı tanıdığını, ispat yükünün çoğu kez işverende olduğunu vurguladı. Bordrolar, vardiya çizelgeleri, giriş-çıkış kayıtları, kamera görüntüleri, bilgisayar logları ve tanık beyanları gibi delillerin mahkemelerce dikkate alındığını ifade etti.
BORDROLARDA USULSÜZLÜK
Bordrolarda fazla mesai ücretlerinin sembolik olarak gösterilmesinin işçilerin mağduriyetine yol açtığını dile getiren Altındaş, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre işçinin imzasını taşımayan bordroların kesin delil niteliği taşımadığını, işçinin fiili çalışmasını başka delillerle ispat edebileceğini açıkladı. İş Kanunu'na göre fazla mesai karşılığında ücret ödenmesinin esas olduğunu, ancak işçinin talebi halinde serbest zaman kullanılabileceğini, ancak işverenlerin bu hakkı çoğu kez tanımadığını, hem ücret ödemediğini hem de serbest zaman kullandırmadığını sözlerine ekledi.
HAKLI FESHİH
Altındaş, fazla mesai uygulamalarının yalnızca İş Kanunu’na değil, anayasal haklara da aykırı sonuçlar doğurduğunu, İş Kanunu’nun 102. maddesinin, fazla mesai yükümlülüklerinin ihlali halinde işveren hakkında idari para cezası uygulanacağını öngördüğünü belirtti. Fazla mesai ücretinin bir jest ya da lütuf değil, doğrudan kanunla güvence altına alınmış işçi hakkı olduğunu vurguladı.




