Spor yazarı Ömer Gürsoy, Türk tenisinin geleceğinin Anadolu'nun kasabalarında ve ilçelerinde yattığını belirterek, Muğla'nın Dalaman ilçesinin bu potansiyeli gerçeğe dönüştürebilecek verimli bir toprak olduğunu savundu. Gürsoy, yetenek sorunu olmadığını ancak sistem eksikliğinin sporcuların önünü tıkadığını vurguladı.
İNŞAATÇILIK MI, ÇİFTÇİLİK Mİ?
Gürsoy, teniste sadece tesis yapmanın yeterli olmadığını, sporcu yetiştirmenin çiftçilik gibi sabır, emek ve süreklilik gerektirdiğini ifade etti. Paulo Coelho'nun bir metninden alıntı yaparak, inşaatçılığın sonunda duvarların içine hapsolmak anlamına gelebileceğini, oysa toprağı ekip bahçe yetiştirmenin sürekli bir serüven olduğunu aktardı. Türk tenisinin bu yol ayrımında olduğunu ve çiftçiliği seçmesi gerektiğini dile getirdi.
DALAMAN: VERİMLİ BİR TOPRAK
Gürsoy, Gençlik ve Spor Bakanlığı'na ait Dalaman'daki tesisin, Türkiye'nin en güzel toprak kortlarına sahip olduğunu ve ikliminin yıl boyu antrenmana uygun olduğunu belirtti. Bu merkezin, Rafael Nadal'ın Mallorca'daki akademisi benzeri bir yapıya dönüşebilecek potansiyelde olduğunu, 8 toprak ve 2 sert kortun yanı sıra ek tesislerle yaşayan bir spor kampüsü haline gelebileceğini öne sürdü. Tenis Federasyonu'na tahsis edilerek milli takım kampları ve turnuvalar için kullanılabileceğini, böylece hem sporcu yetiştirilebileceğini hem de bölge ekonomisinin canlanabileceğini ifade etti.
TARİHİ BİR ADIM BEKLENİYOR
Gürsoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya, Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır, Muğla Valisi İdris Akbıyık, Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürü Musa Kazım Açıkbaş ve Tenis Federasyonu Başkanı Şafak Müderrisgil'e bu projeyi hayata geçireceklerine dair inancını dile getirdi. Meselelerinin sadece bina yapmak değil, çocuk yetiştirmek ve gelecek kurmak olduğunu vurgulayarak, tohumların iyi toprağa düşerse ürün vereceğini ve Dalaman'ın bu anlamda son derece verimli olduğuna inandığını söyledi.




