• Ziraat Bankası Reklam
BİLİM VE TEKNOLOJİ
Yayınlanma : 24 Ocak 2026 14:51
Düzenleme : 24 Ocak 2026 14:51

Organ nakli bekleyenlere umut: Bilim insanları karaciğer dokusu yazdırdı

Organ nakli bekleyenlere umut: Bilim insanları karaciğer dokusu yazdırdı
Bilim insanları, organ nakli bekleyenlere umut olabilecek 3D baskı karaciğer yaması geliştirdi. 'LIVE' projesi, hastanın kendi iyileşmesine zaman tanıyarak tam nakil ihtiyacını azaltmayı hedefliyor.

Organ nakli bekleyenlerin sayısı her geçen gün artarken, bilim dünyasından umut verici bir gelişme yaşandı. Carnegie Mellon Üniversitesi'nde görevli araştırmacılar, donör organlara olan ihtiyacı azaltabilecek iddialı bir proje üzerinde çalışıyor. Ekip, nakledilebilir 3D baskı karaciğer yaması geliştirmek amacıyla ABD Sağlık İleri Araştırma Projeleri Ajansı'ndan (ARPA-H) 28.5 milyon dolarlık fon sağladı.

morgan yeni köy

LIVE PROJESİ: YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR

'LIVE' (Liver Immunocompetent Volumetric Engineering - Karaciğer İmmün Yetkin Hacimsel Mühendisliği) adı verilen proje, hasarlı bir karaciğerin tamamen değiştirilmesi yerine, iki ila dört hafta boyunca temel fonksiyonlarını yerine getirebilecek canlı doku üretmeyi hedefliyor. Bu süre zarfında hastanın kendi karaciğerinin iyileşmesi amaçlanıyor. Projenin başarılı olması durumunda, birçok hastada tam organ nakline gerek kalmayabilir.

ALTUN REKLAM

ORGAN NAKLİNDE ÇIĞIR AÇACAK TEKNOLOJİ

Projenin temelinde, Carnegie Mellon'da geliştirilen ve 'FRESH' adı verilen bir biyoyazdırma platformu yatıyor. Bu teknoloji, kolajen gibi hassas biyolojik malzemeleri ve canlı insan hücrelerini kullanarak, insan dokusunu taklit eden son derece detaylı üç boyutlu yapılar oluşturabiliyor. Ekip daha önce de FRESH yöntemiyle damar yapısına sahip pankreas benzeri dokular üretmeyi başarmış ve bu sistemin Tip 1 diyabet gibi hastalıkların modellemesinde kullanılabileceğini göstermişti. Şimdi ise hedef, insan vücudunun en karmaşık ve metabolik açıdan en yoğun çalışan organlarından biri olan karaciğer için çözüm üretmek. Bu yaklaşımı diğerlerinden ayıran en önemli fark, genetiği değiştirilmiş hayvan organlarına dayanan yöntemlerin aksine, tamamen insan biyolojik materyallerinin kullanılmasıdır. Üretilen dokularda, alıcının bağışıklık sisteminin reddetmeyeceği, 'evrensel donör' olarak tasarlanmış hipoimmün hücreler kullanılıyor, bu da bağışıklık baskılayıcı ilaçlara olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Proje lideri Adam Feinberg, en büyük zorluğun bağışıklık sistemi olduğunu belirtiyor. Dünyada organ nakli alanında farklı yaklaşımlar da eş zamanlı olarak ilerliyor; bazı ekipler ölü donör organlarını yeniden canlandırmaya çalışırken, bazıları gen düzenleme ile hayvan organlarını insan vücuduna uyumlu hale getirmeye uğraşıyor. Hatta geçtiğimiz yıl Çin'de bir cerrahi ekip, domuz karaciğerinden alınan bir parçayı canlı bir hastaya nakletmişti. LIVE projesi başarıya ulaşırsa, organ nakli kavramı kökten değişebilir, organ onarımı ön plana çıkabilir ve bekleme listelerindeki baskı önemli ölçüde azalabilir. Şimdi gözler, yazdırılan bu canlı dokuların insan vücudunun zorlu koşullarına dayanıp dayanamayacağını gösterecek sonraki test aşamasında.