Türkiye'nin sağlık alanındaki araştırma potansiyelini küresel ölçekte parlatacak dev bir adım atıldı. Roche İlaç Türkiye ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), klinik araştırmaların geliştirilmesi ve ülkenin uluslararası arenadaki rekabet gücünün artırılması amacıyla stratejik bir iş birliği protokolüne imza attı. Ankara'da, Sağlık Bakanlığı'nın ev sahipliğinde gerçekleşen törenle resmen hayat bulan bu anlaşma, yerel sağlık ekosistemini kökten dönüştürme vaadi taşıyor.
TÜRKİYE'NİN ARAŞTIRMA KAPASİTESİ GÜÇLENİYOR
Bu stratejik iş birliği, Roche İlaç Türkiye'nin yürüteceği klinik araştırmalar için en uygun merkezlerin belirlenmesinden, ülke ve merkez fizibilite süreçlerinin kusursuz işlemesine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Protokol, özellikle şehir hastaneleri ile yapılacak araştırma ortaklıklarının derinleştirilmesini ve mevcut altyapının daha verimli kullanılmasını hedefliyor. Dahası, Roche'un 20 yılı aşkın süredir başarıyla yürüttüğü İyi Klinik Uygulamalar (GCP) eğitimleri, TÜSEB'in desteğiyle daha geniş kitlelere ulaşacak. Bu eğitimler, araştırma ekosisteminin temel taşlarından biri olan insan kaynağının niteliğini artırarak, bilimsel üretimin hızlanmasına zemin hazırlayacak.
YENİLİKÇİ TEDAVİLERE ERİŞİM KOLAYLAŞACAK
TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan, bu iş birliğinin Türkiye'nin sağlık alanındaki bilimsel üretimini ve araştırma kapasitesini artırmadaki kararlılıklarını vurguladı. Kervan, anlaşmanın hem klinik araştırma altyapısının güçlenmesine hem de Türkiye'nin uluslararası araştırma camiasındaki görünürlüğünün artmasına önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli ise Türkiye'nin sahip olduğu güçlü sağlık altyapısı ve yetkin araştırmacı kadrosuyla klinik araştırmalar için biçilmiş kaftan olduğunu ifade etti. Bidgoli, bu iş birliği sayesinde araştırma süreçlerinin daha akıcı hale geleceğini ve en yeni, yenilikçi tedavilere erişimin hızlanacağını müjdeledi. Roche İlaç Türkiye Klinik Operasyonlar Direktörü Mina Nejadamin de sürdürülebilir araştırma gelişiminin ancak güçlü merkezler, nitelikli personel ve etkili paydaş iş birlikleriyle mümkün olabileceğini vurgulayarak, bu anlaşmanın araştırmacıların yetkinliklerini dünya standartlarına taşıyacağını ekledi.




