Türkiye’de hızla büyüyen şehirlerin geleceği tartışma konusu olmaya devam ederken, Jeolojik Analiz Uzmanı Murat İNANOĞLU’ndan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. İNANOĞLU, şehirleşme sürecindeki temel sorunun yapılaşmadan ziyade yönetim modeli olduğunu vurgulayarak, yerel yönetimlerde köklü reformların kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
“Batı şehirleri planla, biz tepkisel büyüyoruz”
2025 yılında Hollanda’da yaptığı saha incelemeleri ve 2024’te Zürih’te edindiği gözlemlerden örnekler veren İNANOĞLU, Avrupa şehirlerinde mevcut yapı stokunun korunması, şehir kimliğinin sürdürülmesi ve planlı gelişimin ön planda olduğunu belirtti. Türkiye’de ise şehirleşmenin çoğu zaman plansız ve kısa vadeli kararlarla ilerlediğini söyledi.
“Mevcut sistem sürdürülebilir değil”
Yerel yönetimlerin imar planı hazırlama, ruhsat verme ve denetim gibi kritik görevleri yerine getirdiğini hatırlatan İNANOĞLU, bu süreçlerin çoğunlukla veri temelli ve bütüncül bir yaklaşımdan uzak yürütüldüğünü dile getirdi. Kurumlar arası koordinasyon eksikliğinin de altını çizen İNANOĞLU, sık sık değiştirilen imar planlarının şehirlerin sağlıklı gelişimini olumsuz etkilediğini söyledi.
Parsel bazlı dönüşüm eleştirisi
Şehirlerin büyük ölçüde parsel bazlı kararlarla şekillendiğini ifade eden İNANOĞLU, “Bir bina yıkılıp yenisi yapılıyor ama şehir aynı kalıyor. Bu dönüşüm değil, sadece yapı yenilemesidir” dedi. Bu yaklaşımın kamu yararından uzaklaşıp rant odaklı bir yapıya dönüştüğünü de sözlerine ekledi.
“Yeni bir yönetim anlayışı şart”
İnanoğlu’na göre çözüm; veri temelli yönetim, merkezi koordinasyon ile yerel uygulama arasında denge ve bütüncül şehir planlamasından geçiyor. Özellikle karar alma süreçlerinin şeffaf, denetlenebilir ve teknik kadrolar tarafından yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
İhale ve denetim sistemi mercek altında
Doğrudan temin uygulamasının istisnai hale getirilmesi gerektiğini belirten İNANOĞLU, tüm ihale süreçlerinin kayıt altına alınarak kamuoyuna açık olması gerektiğini söyledi. Sayıştay raporlarının ise yalnızca hazırlanmakla kalmayıp uygulanması gerektiğine dikkat çekti.
Kamu kaynaklarında tasarruf çağrısı
Belediyelerdeki harcama kalemlerine de değinen İNANOĞLU, kamu araçlarının kişilere değil hizmete tahsis edilmesi gerektiğini ifade etti. Lojmanların satılması, ayrıcalıklı araç tahsislerinin kaldırılması ve harcamaların şeffaf şekilde denetlenmesi gerektiğini belirtti.
Ayrıca personel alımlarında liyakat ilkesinin esas alınması gerektiğini vurgulayan İNANOĞLU, sınavsız alım ve kayırmacılık uygulamalarının kamu yönetimine zarar verdiğini söyledi.
“Teknik kadrolar güçlendirilmeli”
Mühendisler ve teknik personelin kamu yönetiminde kritik rol oynadığını ifade eden İanoğlu, bu meslek gruplarının özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.
İstanbul için kritik uyarı
Özellikle İstanbul’un mevcut yapı stoğu ve kentsel dönüşüm sürecine dikkat çeken İnanoğlu, radikal kararların geciktirilmemesi gerektiğini söyledi. Yatay mimarinin esas alınması gerektiğini belirten uzman, “İstanbul artık nefes alamıyor” ifadelerini kullandı.
“Reform yapılmadan şehirler düzelmez”
Açıklamasının sonunda mevcut sorunların plansızlık, denetimsizlik, veri eksikliği ve rant odaklı kararlardan kaynaklandığını belirten İnanoğlu, “Şehirleri yönetemeyen sistem, riski de yönetemez” diyerek yerel yönetim reformunun ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı.




