Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) verileriyle hazırladığı dikkat çekici rapor, işçi hakları konusunda küresel bir gerilemeyi gözler önüne seriyor. 2016-2025 dönemini kapsayan analiz, sendikal hakları kısıtlayan ülke sayısının tam 82'den 113'e fırladığını ortaya koyuyor. Bu, sadece 9 yıl içinde tam 31 ülkenin işçilerin temel haklarına daha fazla set çektiği anlamına geliyor.
İŞÇİ HAKLARINDA KÖKLÜ DEĞİŞİM Mİ?
Sanayi Devrimi'nden bu yana işçi haklarının sürekli bir ilerleme kaydettiği yönündeki yaygın kanı, 21. yüzyılın dinamikleri karşısında yeniden sorgulanıyor. Yapay zekanın işgücü piyasasını şekillendirmesi ve mavi yakalı işlerin artabileceği öngörüsüyle birlikte, işçi haklarına dair gelişmeler daha da kritik bir boyut kazanmış durumda. Enstitü'nün verileri, sendikalaşma özgürlüğündeki daralmanın yanı sıra, toplu pazarlık ve grev haklarının ihlalinde de kayda değer artışlar yaşandığını gösteriyor. Ancak, işçilere yönelik fiziksel şiddetin görüldüğü ülke sayısında ise sınırlı da olsa bir iyileşme olduğu belirtiliyor.
BASKILAR KURUMSAL BİR HAL ALDI
Rapora göre, işçi haklarına yönelik ihlallerin niteliğinde de önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Eskiden daha çok doğrudan fiziksel müdahaleler söz konusuyken, artık ülkelerin sendikal hakları kısıtlamak için daha çok kurumsal ve hukuki görünümlü mekanizmaları tercih ettiği görülüyor. Bu durum, baskıların daha ince ve karmaşık bir hale geldiğini düşündürüyor. Coğrafi açıdan bakıldığında ise, Kuzey Avrupa ülkeleri gibi erken sanayileşmiş bölgeler daha yüksek standartlara sahipken, Afrika ve Latin Amerika'daki birçok ülkenin bu konuda geride kaldığı dikkat çekiyor. Çalışma, sendikal hak ihlallerinin yaygınlaşmasının ve bunun emek-sermaye ilişkilerindeki değişimle sıkı bir bağlantısının olduğunu vurguluyor.




