Türkiye'nin 2017'de Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlattığı Sıfır Atık Hareketi, dokuzuncu yılında önemli bir başarıya imza attı. Hareket kapsamında bugüne dek 90 milyon ton geri kazanılabilir atık, ekonomiye kazandırıldı. Bu süreçte çevre, enerji ve atık depolama alanlarında önemli tasarruflar sağlandı.
Küresel platformlarda güçlü temsil
Sıfır Atık Hareketi, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde kabul gören küresel bir çevre hareketine dönüşerek uluslararası alanda da yankı buldu. 30 Mart'ın "Uluslararası Sıfır Atık Günü" ilan edilmesi ve Emine Erdoğan'ın BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma, hareketin küresel düzeydeki önemini pekiştirdi. Ayrıca, 136 ülkeden destek gören "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı" ve G20'de alınan karar, projenin uluslararası iş birliğiyle güçlendiğini gösteriyor.
Geri kazanım oranları artıyor, hedefler yükseliyor
Sıfır Atık Hareketi sayesinde 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranı, 2024'te yüzde 36,08'e, 2025'te ise yüzde 37,53'e yükseldi. Bu başarılar, Türkiye'nin 2035'te yüzde 60, 2053'te ise yüzde 70 geri kazanım oranına ulaşma hedefine doğru ilerlediğini gösteriyor. Proje kapsamında 28 milyon kişiye eğitim verilmesi de farkındalığın artırılmasına yönelik önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Sıfır Atık Mavi ile 375 bin ton deniz çöpü toplandı ve Fethiye Körfezi'nde dip çamuru temizliği projesi başlatıldı. Depozito Yönetim Sistemi'nde ise 326 milyondan fazla ambalaj toplandı ve tek kullanımlık plastiklere yönelik kısıtlamalar hazırlanıyor.




