Avrupa Birliği'nin yeni adımı, araçların gerçek yakıt tüketimini gözler önüne serdi. Araç İçi Yakıt Tüketimi İzleme (OBFCM) sistemi sayesinde, laboratuvar testlerinin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. 2021-2023 yılları arasında yollarda olan yaklaşık 1 milyon aracın verileri incelendiğinde, şarj edilebilir hibrit (PHEV) modellerin kağıt üzerindeki değerlerin çok üzerinde yakıt tükettiği anlaşıldı.
GERÇEK TÜKETİM KAFALARI KARIŞTIRIYOR
Resmi verilere göre 100 kilometrede ortalama 1,5 litre yakıt tüketmesi beklenen bu araçlar, OBFCM verilerine göre gerçekte 100 kilometrede ortalama 5,9 litreye ulaşıyor. Bu, kağıt üzerindeki tüketimin yaklaşık %300 daha fazlası anlamına geliyor. Laboratuvar testleri, sürücülerin araçlarını sürekli şarj edip büyük ölçüde elektrikle yol alacağını varsayarken, gerçek veriler araçların sadece %27 ila %31'lik bir kısmında tamamen elektrikle yol alabildiğini gösteriyor. Çoğu sürücü, aracını şarj etme zahmetine girmediği için hibrit araçlar, ağır benzinli otomobiller gibi kullanılıyor.
LÜKS ARAÇLARDA ŞARJ ETME ÜŞENGEÇLİĞİ DORUKTA
Araçların boyutu ve fiyatı arttıkça, sahiplerinin onları şarj etme eğilimi dramatik şekilde azalıyor. Toyota Prius gibi kompakt modellerde elektrik kullanımı daha yüksekken ve tüketim 4-6 litre bandında kalırken, Audi A6 veya BMW 5 Serisi gibi orta sınıf premium araçlarda elektrik kullanım oranı %25-30 civarında seyrediyor. Ancak Bentley Bentayga, Mercedes GLE veya BMW 7 Serisi gibi lüks ve performans odaklı SUV'larda bu oran %6-9'lara kadar düşüyor. Özellikle Porsche'nin şarj edilebilir hibrit modellerinde elektrik kullanımının %1'in altında kalması ve medyan değerin %0 olması, bu araçların sahiplerinin neredeyse hiç şarj etmediğini ve yalnızca benzinle kullandığını gösteriyor. Bu durum, şarj edilebilir hibrit teknolojisinin başarısızlığından ziyade, insan üşengeçliği ve laboratuvar testlerinin gerçeklikle uyuşmaması sorununu ortaya koyuyor.





