Bitlis'in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, 81 yıl önce maruz kaldıkları sürgünün acısını hala yüreklerinde taşıyor. Vatanlarından koparılışlarının üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen, o karanlık günlerin izleri silinmiyor.
VATANDAN UZAKTA GEÇEN YILLAR
Sovyetler Birliği tarafından 14 Kasım 1944'te Gürcistan'ın Ahıska bölgesinden aniden sürgün edilen Ahıska Türkleri, yıllarca süren zorlu bir yaşam mücadelesi verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla 9 yıl önce Türkiye'ye getirilerek Ahlat'a yerleştirilen Ahıska Türkleri, artık huzurlu bir yaşam sürdürüyor. Ancak, sürgün yıllarının getirdiği travmalar ve kayıplar asla unutulmuyor.
SÜRÜNEN TRENLER VE KAYBEDİLEN HAYATLAR
89 yaşındaki Bergüzel Hasan, sürgün sırasında yaşadıklarını gözleri dolarak anlattı. Bir gece ansızın toplandıklarını ve "3 günlük gidip geleceksiniz" denilerek hayvan vagonlarına bindirildiklerini belirtti. 45 gün boyunca soğuk demir vagonlarda, yiyeceksiz ve susuz bir şekilde gittiklerini, birçok dede ve nineyi yolda kaybettiklerini söyledi. Farklı yerlere dağıldıklarını, Kırgızistan ve Özbekistan'da zor şartlarda yaşam mücadelesi verdiklerini anlattı. Ardından Ukrayna'ya gittiklerini ve orada da savaşla karşılaştıklarını, nihayet Türkiye'de Cumhurbaşkanı Erdoğan sayesinde kucak açıldıklarını dile getirdi.
GELECEĞE UMUTLA BAKANLAR
84 yaşındaki Kibriya Bekir ise sürgün sırasında henüz 3 yaşındaymış ve acı dolu günleri ailesinden dinlemiş. Ailesinin Türkiye'ye duyduğu özlemi ve gözlerinden dökülen yaşları unutamadığını belirten Bekir, "Onlar göremedi ama bana nasip oldu. Allah Recep Tayyip Erdoğan'dan razı olsun. Buralara geldik çok şükür." dedi. Şu an Ahlat'ta yaşadıkları için çok mutlu olduklarını ve bayraklarının dalgalandığını görmenin gururunu yaşadıklarını ifade etti. Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Ahlat Temsilcisi Murat Resuloğlu da 81 yıl sonra ana vatana dönmenin sevincini yaşadıklarını ve Ahlat halkının kendilerini ensar yaklaşımıyla kabul ettiğini söyledi. Babasının sürgünde çok acılar çektiğini hatırlatan Resuloğlu, artık buradan bir yere gitmeyeceklerini ve gelecek nesillerin burada yaşayacağını vurguladı.




