Ankara'da ihbar üzerine itfaiye ve polis ekipleri hızla olay yerine ulaştı. Ahşap yapıyı kurtarmak için büyük çaba harcandı, ancak alevler hızla yayıldı ve 200 yıllık tarihi yapı tamamen küle döndü.
OSMAN YAZICI'NIN ÜZÜNTÜSÜ
Başkent Üniversitesi öğretim üyesi Osman Yazıcı, büyük üzüntü yaşadığını belirterek, 'Yanan sadece bir Serender değil, 200 yıllık bir tarih yanmıştır.' ifadelerini kullandı.
SERENDER'IN TARİHİ VE KÜLTÜREL ÖNEMİ
Karadeniz'e özgü bir mimari örneği olan Serender, yıllar önce Yazıcı tarafından memleketi Rize'den Ankara'ya getirilmişti. Mısır ve yiyecekleri saklamak amacıyla yapılan, tamamen ahşaptan oluşan bu tarihi yapı; siyasetçilerden gazetecilere, bürokratlardan iş insanlarına kadar pek çok kişinin hatıralarına ev sahipliği yapan bir buluşma noktası olarak biliniyordu. Hafta sonlarının uğrak alanı olan Serender'in yok oluşu, Yazıcı'nın dostları ve meslektaşları arasında da derin bir üzüntüye neden oldu. Olayla ilgili inceleme başlatılırken, yangının çıkış nedeni araştırılıyor.



