ALPARSLAN DİYARI- Açıklamada, ormanların ve su kaynaklarının hem doğa hem de insan yaşamı için vazgeçilmez olduğu vurgulanarak, artan çevresel tehditlere karşı acil önlem çağrısı yapıldı.
TÜRÇEP tarafından yapılan açıklamada, 2026 yılı teması “Ormanlar ve Ekonomi” kapsamında ormanların yalnızca doğal yaşamın değil; gıda güvenliği, insan sağlığı ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da kritik bir rol üstlendiği ifade edildi. Ormanların, temiz hava sağlamanın ötesinde milyonlarca insanın geçim kaynağı olduğu ve ekosistemlerin devamlılığını sağladığı belirtildi.
“Ormansızlaşma ve İklim Krizi Büyük Tehdit”
Açıklamada, artan ormansızlaşma, arazi tahribatı ve iklim krizinin orman ekosistemlerini geri dönüşü zor bir noktaya sürüklediği kaydedildi. Türkiye özelinde ise orman yangınları, kontrolsüz odun üretimi ve doğal alanların rant amaçlı kullanıma açılmasının ciddi tehditler oluşturduğu ifade edildi. Bu kapsamda, yangınların önlenmesi için etkin yönetim sistemlerinin kurulması ve erken uyarı mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Su Krizi Kapıda
22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yapılan değerlendirmede ise küresel su krizine dikkat çekildi. Dünya üzerindeki suyun büyük kısmının tuzlu olduğu, erişilebilir tatlı su oranının ise oldukça sınırlı kaldığı belirtilerek, yaklaşık 2 milyar insanın güvenli suya erişemediği hatırlatıldı.
Türkiye’nin de su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, özellikle Konya Kapalı Havzası’nda su seviyelerinin hızla düştüğü ve sulak alanların yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.
Madencilik ve Plansız Kentleşme Vurgusu
Açıklamada ayrıca madencilik faaliyetleri ve plansız kentleşmenin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi. Denetimsiz faaliyetlerin su kirliliğine yol açtığı, doğal su döngüsünü bozduğu ve ekosistemlere zarar verdiği belirtildi.
Çözüm Çağrısı: “Su Yasası Şart”
TÜRÇEP, yaşanan çevresel sorunlara karşı alınması gereken önlemleri de sıraladı. Buna göre;
Sürdürülebilir bir Su Yasası çıkarılması,
Su havzalarını koruyacak planlamaların yapılması,
Tarım ve hayvancılık politikalarının gözden geçirilmesi,
Ekosistem temelli üretim modellerine geçilmesi,
Temiz suya ve sağlıklı gıdaya erişimin temel hak olarak güvence altına alınması gerektiği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, “Ormanlar ve su; yaşamın, ekonominin ve geleceğin temelidir. Bu değerleri korumak toplumsal bir zorunluluktur” denildi.
Türkiye Çevre Platformu Yürütme Kurulu Üyesi ve Meşe Erozyonla Mücadele Doğayı Koruma ve Ağaçlandırma Derneği Başkanı İhsan Aytemiş de açıklamayı kamuoyuna saygıyla duyurdu.



