Türk futbolundaki sorunların artık bireysel hatalardan çok sistemik bir krize dönüştüğünü belirten Gürsoy, altyapıdan hakemliğe, antrenör eğitiminden kulüp yönetimlerine kadar tüm alanlarda bir katılaşma yaşandığını ifade ediyor. Kurumların esnekliğini ve işlevselliğini kaybettiğini vurgulayan Gürsoy, bu durumun futbol ekosisteminin bütüncül işleyişini bozduğunu dile getiriyor.
KRONİK BİR SORUN: DİSH SENDROMU BENZETMESİ
Gürsoy, Türk futbolundaki mevcut durumu kendi yaşadığı kronik rahatsızlık sürecine benzeterek hareket kabiliyetinin sınırlandığını, sinir iletişiminin bozulduğunu ve vücudun bütünüyle alarm durumunda olduğunu belirtiyor. Milyarlarca lira borç yükü altındaki kulüpler, menajer ilişkilerinin gölgesinde alınan kararlar, liyakatten uzak atamalar ve birbiriyle uyumsuz kurumların bu tabloyu oluşturduğunu ifade ediyor.
GERÇEK ÇÖZÜM: KÖK SORUNA İNMEK
Modern tıpta yalnızca ağrıyı bastırmanın çözüm olmadığına dikkat çeken Gürsoy, nöralterapi ve manuel terapide olduğu gibi temel sorunun kaynağına inilmesi gerektiğini vurguluyor. Türk futbolunun da benzer bir anlayışla ele alınması gerektiğini savunarak gerçek iyileşmenin dengeyle başladığını söylüyor. Bahis skandalının yalnızca görünen yüz olduğunu belirten Gürsoy, asıl yapılması gerekenin semptomları cezalandırmak yerine hastalığı doğuran yapıyı onarmak olduğunu dile getiriyor.




