Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 1990-2024 yılları arasındaki Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, ülkenin toplam sera gazı emisyonunda önemli bir artışa işaret etti. 2024 yılında toplam emisyon, bir önceki yıla göre %5,3'lük bir artışla 584,5 milyon ton karbondioksit eşdeğeri olarak kaydedildi. Bu durum, kişi başına düşen emisyonun da 6,8 ton CO2 eşdeğerine ulaşmasına neden oldu.
EMİSYONLARDA EN BÜYÜK PAY ENERJİ SEKTÖRÜNÜN
Sera gazı emisyonlarının büyük bir çoğunluğu enerji sektöründen kaynaklanıyor. 2024 verilerine göre, toplam emisyonların %71,8'i yani 419,9 milyon ton CO2 eşdeğeri, enerji sektörüne ait. Bu sektörü, %12,9 pay ile endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı (75,7 Mt CO2 eşd.), %12,6 pay ile tarım (73,5 Mt CO2 eşd.) ve %2,6 pay ile atık sektörü (15,4 Mt CO2 eşd.) takip ediyor. Karbondioksit emisyonlarında ise enerji sektörü %85,9'luk payıyla başı çekerken, endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı %13,7'lik bir dilime sahip.
METAN VE DİAZOT OKSİT EMİSYONLARI DA DİKKAT ÇEKİCİ
Metan (CH4) emisyonlarının %62'si tarım sektöründen gelirken, enerji ve atık sektörleri de sırasıyla %19,5 ve %18,5'lik paylarla önemli katkıda bulunuyor. Tarımsal kaynaklı metan emisyonlarının yarısından fazlası (%53,6) enterik fermentasyon faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Diazot oksit (N2O) emisyonlarında ise tarım sektörü %77,8 ile en büyük paya sahip. Bunu %11,4 ile enerji, %6,4 ile atık ve %4,5 ile endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı takip ediyor. Tarımsal topraklar, N2O emisyonlarının %65,6'sının kaynağı olarak öne çıkıyor. TÜİK'in verileri, enerji üretimi ve kullanımının Türkiye'nin sera gazı emisyonlarının ana kaynağı olduğunu, tarım ve atık sektörlerinin ise özellikle metan ve N2O emisyonlarında kritik bir rol oynadığını bir kez daha ortaya koydu.





