ALPARSLAN DİYARI- Solgun, yaptığı açıklamada Muş’un iklim koşulları ve toprak yapısının tütüne eşsiz bir karakter kazandırdığını belirtti. “Muş ovasında yetişen tütün, doğal aroması, yanma kalitesi ve dayanıklılığıyla birçok ülkenin üretim bölgeleriyle yarışacak niteliktedir. Bizim tütünümüz ne fazla sert, ne fazla yumuşaktır; bu denge onu dünya piyasasında özel kılar.” dedi.

“TÜTÜN, ÜRETICININ GEÇIM KAPISIDIR”
Tütünün yıllardır Muşlu çiftçiler için temel bir geçim kaynağı olduğunu ifade eden Solgun, “Tütün sadece bir ürün değil, bu topraklarda binlerce ailenin geçim kapısıdır. Her hanede emeğin, alın terinin ve sabrın sembolüdür.” ifadelerini kullandı.
Osmanlı döneminden itibaren Muş’ta tütün ziraatinin yapıldığını hatırlatan Solgun, 1930’lu yıllarda başlayan kayıtlı üretimle birlikte Muş’un Türkiye’nin önemli tütün merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi.
“1936’da 48 ton olan üretim, 1990’lı yıllarda 3 bin tonlara ulaştı. Bu rakamlar, bölge insanının emeğini ve tütünün kalitesini net biçimde ortaya koyuyor.”

“YENIDEN CANLANDIRILMALI”
Solgun, tütün üretiminin son yıllarda azaldığını ancak bu geleneğin yaşatılması gerektiğini vurguladı:
“Kalitesiyle dünyaya adını duyurmuş bu ürünü yaşatmak hepimizin görevi. Gençlerin yeniden üretime yönelmesi için devlet desteği, alım garantisi ve kooperatifleşme çalışmaları hayati önem taşıyor.”
Muş tütününün özellikle Kızılağaç, Hasköy ve merkez köylerinde yetiştirildiğini belirten Solgun, bu bölgelerdeki mikro iklimin tütüne ayrı bir aroma kazandırdığını ifade etti. “Bu toprakların tütünü sadece ekonomik değil, kültürel bir değerdir.” diye konuştu.

MUŞ TÜTÜNÜNÜN ÖZELLİKLERİ
Yetiştiği bölge: Kızılağaç, Hasköy ve Muş merkez köyleri
Nem oranı: %17–20
Renk: Sarı tonlarında, altın parlaklığında
Özelliği: Yumuşak içim, yüksek yanma kalitesi, doğal aroma
Ekonomik katkı: Binlerce ailenin geçim kaynağı.




