Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu (UTEP) Genel Başkanı Sami Bektaş, Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki ilerlemelerini takdirle karşılarken, küresel arenada daha iddialı bir konuma gelmek için yatırımların hız kesmeden devam etmesi gerektiğini vurguladı.
ENERJİDE POTANSİYELİ TAM ANLAMIYLA HAYATA GEÇİRMEK
Bektaş, UTEP'in 674. Uluslararası Ticari Eşleştirme Programı'nda yaptığı konuşmada, enerjideki hedeflerinin bugünün başarılarıyla sınırlı kalmayıp, ülkenin sahip olduğu muazzam potansiyeli tam anlamıyla değerlendirmek olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin rüzgar ve güneş enerjisi alanlarında son yıllarda dikkate değer bir büyüme yakaladığını belirten Bektaş, bu başarıların değerli olduğunu ancak enerji dönüşümünün küresel ölçekte çok daha süratli bir şekilde ilerlediğine dikkat çekti.
EKONOMİK REKABET VE GÜVENLİĞİN TEMELİ
Enerji sektöründeki dengelerin dünya genelinde hızla değiştiğine işaret eden Bektaş, "Güneş ve rüzgar enerjisi artık sadece çevreci bir tercih değil, ekonomik rekabetin ve enerji güvenliğinin temel unsurlarından biri haline geldi. Bizim de hedefimiz mevcut başarılarla yetinmek değil, sahip olduğumuz potansiyeli en verimli şekilde değerlendirmek olmalı." şeklinde konuştu. Türkiye'nin yüksek güneşlenme süresi, güçlü rüzgar koridorları ve gelişen enerji teknolojileriyle çok daha ileri seviyelere ulaşabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirten Bektaş, yenilenebilir enerji yatırımlarının sadece elektrik üretimini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda enerji arz güvenliğini güçlendirdiğini, dışa bağımlılığı azalttığını ve cari açığın düşürülmesine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Enerji dönüşümünün Türkiye'nin sanayisi ve ihracatı açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Bektaş, "Daha fazla yenilenebilir enerji yatırımı, daha rekabetçi bir sanayi ve daha güçlü bir ihracat anlamına geliyor. İş dünyası olarak, bu dönüşümün bir parçası olmak zorundayız." dedi. Bektaş, Türkiye'nin enerji alanındaki hedeflerinin mevcut başarılarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, "Gerçek başarı, sadece bulunduğumuz noktaya bakmak değil, ulaşabileceğimiz seviyeyi de hedefleyebilmek. Türkiye'nin enerji dönüşümünde çok daha büyük bir potansiyeli bulunuyor ve bunu hayata geçirmek, hepimizin ortak sorumluluğu." değerlendirmesinde bulundu.









