Uygur hareketi, Ramazan ayının başlangıcında tüm Müslüman topluluğuna içten selamlarını gönderirken, Uygur Müslümanlarının Çin'in devam eden soykırımı ve İslam’a karşı savaşında yaşadığı acılara dikkat çekiyor. Uygurlar, Ramazan'ı inançlarına yönelik yoğun baskı ve gözetim altında geçirmekte.
İSLAMİ UYGULAMALAR YASAKLANIYOR
Çin Komünist Partisi (ÇKP), oruç tutmayı da kapsayan her türlü İslami uygulamayı “dini aşırılık” olarak damgalayarak Uygurlar için yasaklamıştır. Oruç, Uygur bölgesinde gözaltına alınmayı gerektiren bir suç olarak kabul edilmekte. 2021 yılında gözetim devi Hikvision, öğrencilerin oruç tuttuğuna dair şüphe oluştuğunda yöneticilere otomatik uyarı veren bir sistem için 9 milyon dolarlık bir sözleşme imzalamıştır.
KÜRESEL MÜSLÜMAN TOPLULUĞUNA ÇAĞRI
Uygur hareketi İcra Direktörü Rushan Abbas, “Dünya genelindeki Müslüman topluluklar Ramazan’ı dua ve manevi bağlılıkla karşılarken, Uygur Müslümanları gözaltı, zorla çalıştırma ve yaygın devlet gözetimiyle karşı karşıya kalıyor,” dedi. Abbas, Ramazan’da küresel Müslüman topluluğunun Uygur soykırımını sona erdirmek için somut adımlar atması gerektiğini vurguladı. Uygur çocuklarının ailelerinden zorla ayrılarak devlet yatılı okullarına gönderilmesi, Soykırım Sözleşmesi’nin ihlali anlamına gelmektedir. Uygur hareketi, hükümetlerden ve insan hakları kuruluşlarından Uygur halkına yönelik bu zulümlere karşı acil eylemde bulunmalarını talep ediyor.




