ALPARSLAN DİYARI- 23 Ekim 2011'de Van'da meydana gelen ve merkez üssü Tabanlı köyü olan 7.2 büyüklüğündeki depremin 14. yıldönümü geride kalırken, depremin bölgedeki fay hatlarına olan etkisi ve potansiyel riskler yeniden gündeme geldi.
Türkiye'nin önemli aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu vurgulayan uzmanlar, Muş ve çevresini de yakından ilgilendiren kritik açıklamalarda bulundu.
MUŞ FAY ZONU BÖLGENİN DEPREMSELLİĞİNDE KİLİT ROLDE
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van bölgesinin ortalama 30 yılda bir büyük deprem tecrübe ettiğini belirterek, depremin bir doğa olayı olduğunu, onu afete dönüştürenin ise insanlar olduğuna dikkat çekti.
Doç. Dr. Alkan, özellikle Van Gölü ve çevresinin birçok fay hattı ve fay zonu üzerinde yer aldığını ifade ederek, bu fay hatları arasında Muş Fay Zonu'nun da kilit bir konumda bulunduğunu dile getirdi.
Yapılan bilimsel çalışmalarla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Alkan, bölgedeki tektonik hareketliliğin Muş ve çevresi için de önemli çıkarımları olduğunu vurguladı. Alkan, "Batıda Muş Fay Zonu, kuzeyde Nemrut-Süphan Fay Zonu, Erciş Fayı; doğuda ise özellikle Saray ve Başkale civarında fay hatları bulunuyor. Daha doğuya, Hoy civarına doğru gidildiğinde ise İran sınırları içinde önemli tektonik yapılar mevcut. Benim de yer aldığım birçok bilimsel çalışmada, enerjinin doğuya yani Hoy, Başkale ve Saray civarına doğru aktarıldığı açıkça görülüyor. Bu durum hem istatistiksel sismoloji hem de elastik parametre hesaplamalarıyla elde edilen sonuçlarla destekleniyor" diye konuştu.






