Van ve Hakkari'nin kadim topraklarında, el tezgâhlarında hayat bulan kilim motifleri, artık unutulmaya yüz tutmuş hikayeleriyle gelecek nesillere aktarılıyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Türk El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde yürütülen titiz çalışmalarla, bölgenin kültürel mirası olan 30 farklı motif, hem korunuyor hem de zenginleştirilerek yaşatılıyor.

BÖLGENİN SESSİZ DİLİ MOTİFLERDE GİZLİ
Koyun yününden elde edilen iplerin doğal kök boyalarla renklendirildiği bu sanatta, her bir motif, bölge insanının sevincini, özlemini, umudunu ve yaşam mücadelelerini simgeliyor. Bu motifler, adeta birer sessiz dil olarak, kilimlere ilmek ilmek işlenerek, duygusal bir derinlik katıyor. Merkezde bulunan 4 usta öğretici ve 14 personelin özverili çalışmalarıyla bu geleneksel yöntemler yaşatılırken, ortaya çıkan eserler müzede sergilenerek ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Kilimlere işlenen her motifin anlamını ve hikayesini anlatan kartlar, ziyaretçilere kültürel bir yolculuk deneyimi yaşatıyor.

GEÇMİŞ İLE GELECEK ARASINDA BİR KÖPRÜ
Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, merkezin sadece kilim dokumacılığını yaşatmakla kalmayıp, aynı zamanda bir müze işlevi gördüğünü vurguladı. Van Kedi Villası'ndan sonra en çok ziyaret edilen yerlerden biri olan merkezde, yerli ve yabancı turistlere bölgenin zengin kültürel dokusu tanıtılıyor. Şevli, üniversitenin bu topraklardaki zengin kültürel mozaiği yeni nesillere aktarma misyonunu üstlendiğini belirterek, Turizm Fakültesi ve Sanat Tarihi Bölümü gibi alanlarda öğrencilere bu değerlerin aktarıldığını ifade etti. Merkez Müdürü Öğretim Görevlisi Sibel Leventoğlu ise, yok olmaya yüz tutmuş bu el sanatını yaşatmanın önemine değinerek, özellikle gençlerin bu kültürel mirastan haberdar olmasını sağlamanın hayati bir görev olduğunu söyledi. Leventoğlu, aşkı, birlikteliği, iyiliği, güzelliği ve gücü temsil eden 'Gülsarya', 'Yıldız', 'Çengel' ve 'Koçboynuzu' gibi motiflerin hikayelerini anlatarak, bu sanatsal mirasın önemini vurguladı.




