• Ziraat Bankası Reklam
KÜLTÜR VE SANAT
Yayınlanma : 20 Nisan 2026 00:25
Düzenleme : 20 Nisan 2026 00:36

Varto’nun Sesinden Zazaca’nın Avazına: Soner Soyer!

Varto’nun Sesinden Zazaca’nın Avazına: Soner Soyer!
Muş’un Varto ilçesinde başlayan, Adana’dan Almanya’ya uzanan ve İstanbul’da "Avaz" olup yankılanan bir yaşam...

Bir sanatçının, sadece notalarla değil, aynı zamanda anadiliyle, kültürel belleğiyle ve dirençli duruşuyla nasıl bir köprü kurabileceğinin hikayesi bu.

morgan yeni köy

 

Varto’dan Almanya’ya: Bağlamayla Gelen İlk Tanışıklık

 

1979 yılında Varto’nun özgün atmosferinde dünyaya gözlerini açan Soner Soyer’in hayatı, birçok aile gibi göç yollarıyla şekillendi. Önce Adana’nın sıcaklığı, ardından 1995’e kadar sürecek olan Almanya serüveni... Soyer’in müzikle, daha doğrusu kendi kültürel kimliğini keşfetmesini sağlayan o ilk bağ, Avrupa’nın gurbetinde kuruldu. Bağlama, onun için sadece bir enstrüman değil; uzak kaldığı toprakların, özlediği ezgilerin bir sesi oldu.

 

Profesyonelliğe İlk Adım: Albaz ve Müzikal Arayış

 

Almanya’da geçirdiği yıllar boyunca repertuvarını genişleten, çeşitli müzik gruplarında yer alan ve özel derslerle tekniğini pekiştiren Soyer, Türkiye’ye dönüşünde rotasını İstanbul’a çevirdi. Özel Tolga Sağ Müzik Okulu’ndan aldığı eğitimle yetkinliğini belgeledi. 1996 yılında "Kutup Yıldızı" grubu ile başlayan sahne serüveni, 2002 yılında kurucusu olduğu "Albaz" grubu ile olgunlaştı. İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki festivallerde ve şenliklerde sahne alan Soyer, o dönem müzikal bir kimlik inşa etme gayreti içindeydi.

 

"Anadolu Rüzgarı"ndan "Avaz"a: Bir Duruş Hikayesi

 

Soyer’in geniş kitlelerce tanınma süreci 2005 yılında TGRT’nin "Anadolu Rüzgarı" yarışmasıyla oldu. Albüm yapım aşamasında önüne çıkan ticari engelleri aşmak için girdiği bu yarışma, aslında onun için "kendini anlatma" çabasıydı. Yedi hafta sonunda yarışmadan elendiğinde, bu ayrılışın temel nedenini sahnedeki politik ve düşünsel duruşuyla açıklıyordu. Soyer, hiçbir zaman müziği sadece eğlence aracı olarak görmedi; o, müziği toplumsal bir hafıza aktarımcısı olarak konumlandırdı.

 

Kültürel Mirasın Sesi: "Avaz"

 

Yaklaşık 2.5 yıllık yoğun bir emeğin ürünü olan "Avaz" albümü, Soyer’in sanatçı kişiliğinin en somut dışavurumuydu. Bu albümle sadece müzik yapmıyor, aynı zamanda Zazaca’nın unutulmaya yüz tutmuş tınılarını modern bir dille yeniden harmanlıyordu.

 

  • "Ben İnsanım" ve "İskender" (Söz: Hasan Hulki Soyer) ile babasının kaleminden çıkan duyguları;

  • "Gulam" (Söz: Ozan Evindar) ile abisinin dizelerini anadilin estetiğiyle birleştirdi.

 

O, müziği; "Anadili yaşatmak ve geleceğe taşımak" vizyonu üzerine kurdu. Kültürel belleği diri tutmak, onun için bir tercih değil, bir zorunluluktu.

 

Sanatın Sessizliğinde Bir Direniş

 

Bugün Soner Soyer, Türkiye’de müziğin üzerindeki politik baskılar ve sansür ortamı nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. İki yıldır aktif olarak müzik üretemediğini belirten Soyer, "Sesimizi duyurabileceğimiz, kimliğimizi yansıtabileceğimiz mecralar neredeyse yok" diyerek sanatın karşılaştığı daralma alanına dikkat çekiyor.

 

 

ALTUN REKLAM