Ticaret Bakanı Ömer Bolat, küresel ekonominin şekillendiği dijital çağda rekabet politikalarının hızla adapte olması gerektiğini vurguladı. Yapay zekanın artık sadece bir teknoloji değil, e-ticaretten ekonomik rekabete kadar her alanda belirleyici bir unsur haline geldiğini belirten Bolat, bu alandaki büyüme potansiyeline dikkat çekti.
TÜRKİYE'DE YAPAY ZEKA PAZARI GÖZ KAMAŞTIRIYOR
Bakan Bolat'ın paylaştığı verilere göre, Türkiye'de yapay zeka pazarının 2032 yılına kadar 1,3 milyar dolarlık devasa bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bu öngörü, dijitalleşmenin Türkiye ekonomisindeki itici gücünü ve geleceğe yönelik stratejik önemini net bir şekilde ortaya koyuyor. Veri odaklı iş modelleri ve dijital platformların yükselişi, şirketlerin rekabetçi konumlarını yeniden tanımlamasına neden oluyor. Bolat, son 23 yılda ekonominin yıllık ortalama yüzde 5,35'lik büyüme kaydettiğini ve bu başarının ardında dijitalleşmenin önemli bir rolü olduğunu belirtti. E-ticaretin Türkiye'deki akıl almaz yükselişi de rakamlara yansıdı. Geçtiğimiz yıl e-ticaret hacmi 4,6 trilyon liraya ulaşırken, perakende e-ticaret hacmi yaklaşık 2,5 trilyon lirayı buldu. 2024 yılında 6 milyar civarında işlem gerçekleştiği ve 634 bin işletmenin bu alanda aktif olduğu bilgisini veren Bolat, bu dinamizmin yapay zeka gibi yenilikçi teknolojilerle daha da güçleneceğine işaret etti.
REKABET HUKUKU YENİ DİJİTAL DÜNYAYA ADIM ATIYOR
Dünya genelinde yapay zeka pazarının 2024 yılında 584 milyar dolara ulaştığı ve 2032'de 1,4 trilyon dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Türkiye'de ise bu rakamın 2025'te 571 milyon dolardan 2032'de 1,3 milyar dolara yükseleceği öngörülüyor. Bakan Bolat, yapay zeka altyapısını oluşturan çip, yarı iletken ve veri iletim ekipmanlarının ticaret hacminin bir yılda yüzde 22 artarak 4,18 trilyon dolara ulaştığını da ekledi. İşletmelerde yapay zeka kullanım oranının ise 2021'de yüzde 2,7 iken 2024'te yüzde 4,4'e, büyük işletmelerde ise yüzde 22'ye çıktığına dikkat çekti. Bu durum, geçmişte fiyat ve pazar payı odaklı yürütülen rekabet analizlerinin artık veri, algoritmalar ve dijital platformlar üzerinden şekillendiği yeni bir döneme girildiğini gösteriyor. Rekabet Kurumu'nun dijital piyasalara yönelik çalışmaları, bu karmaşık yapıyı anlamak ve piyasa bütünlüğünü korumak açısından büyük önem taşıyor.





