• Ziraat Bankası Reklam
MUŞ
Yayınlanma : 12 Aralık 2025 10:48
Düzenleme : 12 Aralık 2025 10:56

Yazar, Beyaz Çağlayan’dan İnsan, ve İnsan Hakları konulu konferans?

Barolar Birliğine bağlı Muş Barosu Konferans Salonu’nda İnsan Hakları günü bilgi konferansı verildi.  .

ALPARSLAN DİYARI- Muş Barosu konferans salonunda düzenlenen İnsan Hakları Konferansı, Yazar Beyaz Çağlayan ve Yazar Mustafa Yıldız’ın ortak programıyla yoğun ilgi gördü.

morgan yeni köy

 

 Etkinlikte konuşan Beyaz Çağlayan, insan kavramının kökeninden günümüze uzanan geniş bir çerçevede dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.Konuşmasına “İnsan nedir?” sorusuyla başlayan Çağlayan, insanı tanımlamanın güçlüğüne dikkat çekerek, “Hiçbir tanım insanı tam olarak anlatamaz” dedi.

 

“İNSAN HEM ŞAİRDİR, HEM BARBAR”

 

Çağlayan, insanın çelişkili doğasına vurgu yaparken edebî bir yaklaşım sergiledi:

“Bir Ağustos akşamında gökyüzünün altında sevgilisinin kirpiğini oka, boyunu selviye benzeten romantik bir şair de insandır; bir başka ülkeye hakkı olmadan girip çarşısını pazarını yakıp yıkan barbar bir cani de. Hangisidir insan? İkisi de.”

Bu sözler, salonda dikkatle dinleyen katılımcıların büyük beğenisini topladı.

“Kutsal Metinler de İnsanı Parlak Bir Portreyle Anlatmıyor”Kur’an, Tevrat ve İncil’in insanı çoğu zaman hataya meyilli, nankör ve zaaf sahibi bir varlık olarak anlattığını belirten Çağlayan, insanlığın başlangıç serüvenine de değindi.

 

 

“DÜNYA BİR SÜRGÜN YERİ”

 

Âdem ve Havva’nın cennetten dünyaya gönderiliş hikâyesinin insanın temel kırılma noktası olduğunu anlatan Çağlayan şu ifadeleri kullandı:

“Cennette altından ırmaklar akan köşklerde yaşayan iki insan, bir anda üzerlerindeki bütün korunmuşluğu kaybederek adeta yeni doğmuş bebekler gibi yeryüzüne bırakıldı. Şairlerin dünya için ‘sürgün yeri’ demesi boşuna değil.”

Çağlayan, kutsal metinlerde geçen yasak ağaç meselesi üzerinden insanın zaaflarına değinirken, Tevrat’ın ‘yılan’, Kur’an’ın ise ‘şeytan’ ifadesiyle aynı hakikate işaret ettiğini söyledi.

 

“İNSANLIĞIN İLK YARASI: HABİL VE KABİL”

 

İnsanlığın yeryüzündeki ilk büyük sınavının Habil ve Kabil kıssası olduğunu vurgulayan Çağlayan, Saramago’ya göndermede bulunarak:

“Kabil, insanlık tarihinin ilk ötekileştirilenidir.”ifadelerini kullandı.

Konferansın en dikkat çeken konuşmalarından biri, insan hakları üzerine araştırmalar yapan Beyaz Çağlayan tarafından gerçekleştirildi. Çağlayan, konuşmasında uluslararası insan hakları hukukunun gelişimi, dünya genelindeki hak ihlalleri, Türkiye'nin insan hakları alanındaki kazanımları ve küresel sorumluluk bilinci üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.

 

Çağlayan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde öne çıktı:

 

“İNSAN HAKLARI EVRENSELDİR, SINIR TANIMAZ”

 

Çağlayan, insan haklarının herhangi bir devlet, kültür veya rejimle sınırlı olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu:

“Uluslararası insan hakları, tüm insanların yalnızca insan oldukları için sahip olduğu dokunulmaz değerlere dayanır. Bu haklar ne bir ülkenin malıdır ne de bir milletin. Tüm dünya insanlığının ortak vicdanının ürünüdür.”

 

“DÜNYANIN HER BÖLGESİNDE HAK İHLALLERİ YAŞANIYOR”

 

Konuşmasında global sorunları da ele alan Çağlayan, özellikle savaş bölgelerinde, göç yollarında, açlık ve yoksullukla mücadele eden coğrafyalarda yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti.

Bugün dünyanın her sayısız yerinde, Asya’dan Avrupa’ya kadar birçok noktada insanlar yaşam hakkından mahrum ediliyor. Uluslararası toplum, bu ihlallere karşı daha güçlü ve daha kararlı bir duruş sergilemelidir.”

 

 

“KADIN VE ÇOCUK HAKLARI EN HASSAS ALAN”

 

Çağlayan, özellikle savaş ve göç süreçlerinde en çok kadınların ve çocukların zarar gördüğünü belirterek, bu grupların korunmasının uluslararası hukukun en öncelikli başlıklarından biri olduğunu söyledi.

 

“Sözde Evrensel İnsan Hakları, Mültecilere Kapıların Kapatılmasıyla Gölgeleniyor”

İnsan hakları üzerine yaptığı çalışmalarlada tanınan yazar Beyaz Çağlayan, son dönemlerde dünya genelinde giderek artan mülteci karşıtı politikaların, evrensel insan haklarının temel ilkeleriyle çeliştiğini vurgulayarak önemli uyarılarda bulundu. Çağlayan’a göre, “Evrensel insan hakları kitaplarda yazılı, vitrinlerde sergilenen süslü sözler olmaktan öteye geçemiyor; pratikte ise mülteciler için kapılar birer birer kapanıyor.”

 

LİMANLARIN KAPATILMASI: İNSANLIK ONURUNU ZEDELEYEN BİR UYGULAMA

 

Yazar, özellikle Avrupa ve Akdeniz hattında son yıllarda sıkça rastlanan “limanların mülteci gemilerine kapatılması” uygulamasının uluslararası hukuk açısından ciddi hak ihlalleri barındırdığını belirtiyor. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi herkes için geçerlidir, ama uygulamada bazıları hariç… Sınırları kapatarak, limanları insanlara yasaklayarak insan haklarını koruduğunu iddia eden devletlerin söylemleri gerçeklikle örtüşmüyor. Bu çelişki artık gizlenemez boyutlara ulaşmıştır.

 

 

ULUSLARARASI KAMUOYUNA ÇAĞRI!

 

Beyaz Çağlayan, dünya liderlerine ve uluslararası kurumlara insan haklarının “koşula bağlı” hale gelmemesi için acil adımlar atma çağrısında bulundu. Özellikle yeni bir düzene kavuşmak isteyen bu insanlara yönelik politikaların yeniden insan onurunu merkeze alacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Çağlayan, toplumların da bu konuda bilinçlenmesi gerektiğinede ayrıca dikkat çekti.

 

“GERÇEK İNSAN HAKLARI EVRENSELDİR, AYRIM YAPMAMALI”

 

Konuşmacı olarak katıldığı İnsan Hakları günü Bilgi Konferansında Hakim'i olduğu konuları yargılamaktan geri adım atmayan Yazar Beyaz Çağlayan tepki boyutunda ise “Kapıları kapatarak kendimizi güvende sandığımız bir dünya, insanlığın geleceğini karartır. Gerçek insan hakları, yalnızca güçlüler için değil; en savunmasız olanlar için de geçerli olduğunda anlam kazanır.”ifadelerine yer verdi.

 

KONFERANS YOĞUN İLGİ GÖRDÜ

 

Muş Barosu konferans salonunda gerçekleşen programda,  Çağlayan’ın insan-doğa-ahlak ilişkisindeki çarpıcı tespitleri toplumsal bilinç üzerine yaptığı değerlendirmeler katılımcılar tarafından dikkatle izlendi.

 

ALTUN REKLAM

Konferansın sonunda konuşmacılar ile katılımcılar arasında insan haklarının tarihsel, kültürel ve felsefî boyutları üzerine kısa bir soru-cevap bölümü yapıldı.