Yozgat'ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan Kırgız Türkleri, yüzyıllardır süren ata meslekleri deri işlemeciliğini son nefeslerine kadar yaşatmaya çalışıyor. Ancak çırak bulunamaması ve gençlerin ilgisizliği nedeniyle bu kadim el sanatı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Ustalar, ellerindeki son ürünleri titizlikle işlerken, bir yandan da kültürel miraslarının kaybolup gitmesinden derin endişe duyuyor.
SON TEMSİLCİLERİN DRAMI
70 yaşındaki Boncun Işık, mesleği kayınbabasından devraldığını ve artık son temsilcilerinden biri olduğunu belirtiyor. "El sanatı burada yok olmak üzere. Bizden de çırak çıkmadı. Kimse bu işi yapmak istemiyor" diyen Işık, her bir mestin üç dört gün süren titiz bir el emeğiyle hazırlandığını anlatıyor. Ürünler özellikle Kırgız topluluğu tarafından namaz için tercih ediliyor çünkü deri, ayağı sıcak tutma özelliğiyle biliniyor.
TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA ULAŞAN SİPARİŞLER
27 yıldır deri işleyen diğer bir usta Mehdi Ömer ise siparişlerin Türkiye'nin dört bir yanına ulaştığını ifade ediyor. İstanbul, Konya, Kayseri gibi şehirlere ürün gönderdiklerini söyleyen Ömer, "Mehmetçiklerimiz ve komutanlarımız için de çizme yapıyorum" diyerek mesleğinin farklı kesimlerce değer gördüğünü vurguluyor. Kösele mestlerin yapımının üç buçuk dört gün sürdüğünü ve bunları üç dört bin liraya sattıklarını ekliyor.
KÜLTÜREL MİRAS TEHLİKEDE
Deri işlemeciliği, Kırgız kültüründe yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda kimliğin ve geleneğin bir yansıması olarak görülüyor. Göçebe yaşam tarzının bir parçası olan deri ürünler, dayanıklılıkları ve uzun ömürleriyle nesiller boyu kullanılıyor. Ancak ustalar, sabır ve el emeği gerektiren bu sanatın çırak yetişmemesi nedeniyle birkaç yıl içinde tamamen kaybolabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Yenifakılı'daki son ustalar, tüm zorluklara rağmen ata yadigarı bu sanatı yaşatabilmek için direnmeye devam ediyor.




