İstanbul'da yaşanan ve 'Böcek ailesi' olarak bilinen ailenin ölümüne yol açan soruşturmada, ilaçlama şirketinin sahibi Z.K. ile çalışanı D.C.'nin gerekli sertifikalara sahip olmadığı ortaya çıktı. Z.K., şirketi 6-7 yıl önce kurduğunu ve home-office şeklinde çalıştığını belirterek, kendisinin ve D.C.'nin sertifikasız olduğunu itiraf etti. İşlerin büyük kısmını D.C.'ye yönlendirdiğini söyleyen Z.K., olay günü D.C.'nin tek başına ilaçlama yaptığını ve kendi kusurunun bulunmadığını iddia etti.
SERTİFİKASIZ İLAÇLAMA VE İHMAL İDDİALARI
Olay günü otele giderek 'Alfasc', 'Cypermetrin' ve 'filit' adlı ilaçları kullandığını belirten D.C., havalandırma ve kapıyı bantlayarak odayı mühürlediğini aktardı. İşe başladığında sertifikaya gerek olmadığının söylendiğini öne süren D.C., mağdurları tanımadığını ve kusurunun olmadığını savundu. Öte yandan, tutuklanan Z.K.'nın oğlu S.K., şirkette fiili bir görevinin olmadığını ve olay tarihinde İstanbul'da bulunmadığını ileri sürdü. Otel sahibi H.O. ise sağlık sorunları nedeniyle otelle ilgilenemediğini, ilaçlama işlerini otel müdürünün yürüttüğünü ve ilaçlama firmasının yetkili olup olmadığını sormadığını, sorumluluğun firmada olduğunu belirtti.
RESEPSİYON GÖREVLİLERİNİN ÇELİŞKİLİ İFADELERİ
Tutuklanan resepsiyon görevlisi M.M.U.D.C., olay sabahı Böcek ailesinin çocuklarının kustuğunu ve yardım istediklerini dile getirdi. Akşam vardiyasında otelde ağır bir koku olduğunu belirten şüpheli, gece yarısı otelin kapısını kilitleyip yemek yemeye gittiğini, döndüğünde ise ambulans gördüğünü söyledi. Diğer resepsiyon görevlisi R.B. ise olay günü iş yerine gitmediğini, hasta olduğu bahanesiyle yerine arkadaşını gönderdiğini ve aslında arkadaşıyla buluşmak için bahane uydurduğunu itiraf etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayda kullanılan ilaçların türü, odanın kapatılma şekli, sertifikasız çalışanlar ve otel yönetiminin ihmalleri gibi konuları çok yönlü olarak incelerken, ailenin kesin ölüm nedeni Adli Tıp Kurumu raporuyla netlik kazanacak.



