Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer...

Yayınlanma : 23 Şubat 2026 13:25
Düzenleme : 23 Şubat 2026 13:28
  • Ziraat Bankası Reklam

 

 

 

 

TÜİK yine yaptı yapacağını; 2025 Yaşam 777Memnuniyeti Araştırması’nı alıp önümüze bıraktı. Rakamlar öyle söylüyor ki memleket güllük gülistanlyaşıyor! Her 100 kişiden 53’ü mutluymuş, 67’si de geleceğeık, dertler derya değil sanki küçük bir gölet, toplum ise neredeyse bir saadet zinciri içinde umutla bakıyormuş.

 

Peki bu hangi Türkiye? Nişantaşı’nın vitrinleri ışıl ışıl caddelerinde, Çukurambar’ın pahalı restoran masalarında ya da özel üniversitelerin steril kampüslerinde anket yaparsanız elbette o pembe tabloyu yakalarsınız. Ama gelin o soruları bir de Anadolu’nun çatlamış toprağına, daralan mutfağına, sessizleşen kahvesine sorun.

Sahi; İç Anadolu’da traktörüne mazot koyamayan çiftçiye, Doğu Anadolu’da kış ortasında yakacak hesabı yapan babaya, Güneydoğu’da işsizlikten gün tüketen gence bu sorular soruldu mu?

 

TÜİK’e göre en mutlu kesim 20 bin lira emekli maaşı alan 55-64 yaş grubuymuş. Bu bir istatistik mi, yoksa ince bir mizah denemesi mi? Büyükşehirlerde tek başına kirayı bile karşılamayan, Anadolu’da ise ay ortasını göremeyen bir maaşla “mutluluk” ancak hayal satmaktır. İnsanların “çok şükür bugün de karnımız doydu” demesini “gelecekten umutluyuz” diye kayda geçirmek sosyolojik başarı değil, istatistiksel makyajdır.

 

 

Gelecekten umutlu olduğu söylenen o yüzde 67… Bu bir refah vizyonunun sonucu mu, yoksa “bundan daha kötüsü olmaz herhalde” diyenlerin çaresiz iyimserliği mi? Ev almanın ütopya, araba almanın lüks, et yemenin özel gün etkinliği haline geldiği bir ülkede umut; plan yapmak değil, mucize beklemektir.

Araştırmada tek bir gerçek rakam var: Katılımcıların yüzde 31,3’ü hayat pahalılığını sorun olarak göstermiş. İşte o oran, geriye kalan bütün süslü mutluluk tablolarını tek başına devirmeye yeter. Mutfaktaki yangın söndürülmeden, cüzdandaki delik kapatılmadan ilan edilen her “mutluluk puanı”, vatandaşın aklıyla alay etmektir.

TÜİK’in tabloları bize “mutlu Türkiye” hikâyesi anlatıyor olabilir. Ama sokak başka konuşuyor, çarşı başka, Anadolu ise bambaşka bir dil kullanıyor. Bizim rakamdan ibarettir.

 

Beyler, hanımlar…Rakamlarla karın doymuyor. Milleti mutlu görmek istiyorsanız anket formlarına değil, pazar filelerine, elektrik faturalarına ve gençlerin cebindeki harçlığa bakın. Mutlu kalın… kalabiliyorsanız.